CHP’de mutlak butlan atanması tarihi olan 21 Mayıs’tan bugüne çok fazla konuşuldu, yazıldı ve çizildi. Bir anlamda tartışma doyum noktasına ulaştı da denilebilir.

Bu aşamada artık belli oldu ki mutlak butlan kararı ile Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, o koltuktan kalkmayacak ve sadece CHP değil, Türk siyasi tarihine de bu hareketi ile geçecek. Bir siyasetçi için ne hazin bir son!

Buna karşılık görevden alınan Özgür Özel ve ekibi de CHP içinde yapabilecekleri bir şey kalmadığını ve hukuk yollarının da anlamsız olduğunu görerek yollarını ayırma çizgisine geldiler. Bugün (21 Temmuz) yapılacak olan grup toplantısında Özgür Özel, muhtemeldir ki son kez kürsüye çıkacak ve ‘Yeni Parti’ sürecini kuvveden fiile çıkararak resmen başlatacak.

Durum böyle olunca, özellikle yandaş basında, tekrar ‘gömlek çıkarma’ metaforu gündeme geldi. Bu metafor yapılarak Özgür Özel ve ekibinin CHP gömleğini çıkararak yeni bir siyasi hatta gireceklerini böylece başta (ne demekse) CHP’nin bagajını taşımayacaklarını ve ‘altı ok’tan vazgeçecekleri yazılıp çizilmeye başlandı.

Bu ‘gömlek çıkarma’ metaforunu göstergebilim açısından ele alacak olursak, aslında bize 2002 AKP’si işaret ediliyor. Hani, 2002’de AKP kurulurken de ‘gömlek’ çıkarmıştı ya!

Gösteren: Yandaş medya

Gösterilen: Gömlek

Gösterge: AKP

Oysa bu metaforda iki önemli sıkıntı var.

Birincisi; AKP, Fazilet Partisi’nden ayrılırken, yaka paça dışarı atılmamış, o dönem Fazilet Partisi Kongresinde AKP kadroları kaybetmişti. Yani, kongreyi kazansalardı, AKP olmayacaktı. Buna karşılık, Özgür Özel ve ekibi kongreyi kazanmalarına rağmen, iktidarın yargısı eli ile yaka paça CHP dışına atılıp kurumsuz bırakıldılar.

İkincisi ve daha önemlisi; AKP kuruluşunda iyi kötü işleyen bir sistem vardı. AKP bu sistemin bazen açıklarından faydalanarak, bazen sınırlarını zorlayıp, sonrasında kendi istediği biçime sokarak 2017 yılına kadar geldi. 2017’deki Anayasa referandumu ile de iktidara geldiği sistemi lağvederek bugünkü ucube yapıyı kurdu.

Bugün geldiğimiz noktada bir sistem sorunu tok. Çünkü ortada kurum ve kuralları ile işleyen bir sistem yok. Bu nedenle de ortada değiştirilebilecek bir gömlek de yok. Çünkü değiştirileceği iddia edilen gömlek, AKP’nin lağvettiği sistemin ürettiği gömlekti.

Bir süredir, “tarihi bir viraja gidiyoruz” diyor ve ekliyordum; “Türkiye, devrimci bir viraja doğru yol alıyor” diye. Bu virajın çıkışı, Tom Barrack’ın dediği gibi ‘hoşgörülü monarşi’ biçiminde karşı devrimci mi olacak, yoksa Cumhuriyet devrimini de aşan, 20. YY ve 21. Yüzyılın ilk çeyreğinin kazanımlarını da Cumhuriyet devrimine eklemleyen ilerici devrimci bir süreç mi olacak, onu hep birlikte göreceğiz.

Ancak kesin olan bir şey var. Artık Mustafa Kemal ve arkadaşlarını kurduğu Cumhuriyetin içinde olmayacağız.

Özgür Özel ve arkadaşlarının ‘Yeni Parti’si eğer gömlek değiştiriyorsa, 27. Dönem HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül’ün dediği gibi; “yazık bize, eyvah bize, vah bize!” Çünkü, ne kadar değiştirirsen değiştir, o gömlek eskinin ölçüleri ile dikilmiş olan gömlek olacak.

Bugün olması gereken, Kemalist Devrim de dahil, insanlık devriminin bütün kazanımlarını içselleştirmiş, uygarlıkların el değiştirdiği günümüzde oluşan yeni dünyaya hazır bir yeni gömlek dikmektir.

Eğer bu başarılabilirse, CHP Alanya İlçe Başkan Yardımcısı Mehmet Can Karagöz’ün ifadesi ile ‘kesintisiz Cumhuriyet’ sürecini yaşarız, ki arzu edilen de budur.

Toplum, verdiği tepkilerle bu yeni gömleğe hazır olduğunu çoktan ilan etti. Mesele, toplumun hazır olduğu bu gömleği, Özgür Özel ve kadroları dikebilecek mi?

Bu başarılabilirse, Mustafa Kemal hala hepimizin lideri ve ebedi başkomutanımız olarak kalır ama CHP’ye ihtiyaç kalmaz.

Bu yeni gömlek dikilebilirse, CHP de tarihteki onurlu yerini alarak bizlere veda edebilir.

Not: Bir önceki yazıda CHP seçilmiş il yönetim kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Erol’dan özür dilemiş, neden özür dilediğimi de ayrıntılı biçimde açıklamıştım. Bu yazı, aslında düşünsel olarak o yazının devamı niteliğinde. ‘Bülent Erol’dan özür diliyorum’ yazısının ardından çok fazla sayıda tepki aldım. Olumsuz tepkiler çoğunluktaydı. Olumlu ve olumsuz görüş bildiren tüm okurlara teşekkür ediyorum. Zira, bu eleştirilerle öğrendim, geliştim. Lütfen eleştirileriniz, olumlu ya da olumsuz, eksik etmeyin.