Bu dizeyi ilk ne zaman duydum ya da okudum, hatırlamıyorum. Ama anılarım üniversite yıllarıma kadar götürdüğüne göre, demek ki daha eski olmalı.
Hatırlamamak da şöyle haklı bir tarafım var.
Kasetçalarında (o zamanki adı ile teyp) Mahsuni, Feyzullah Çınar, Ruhi Su dinlenilen bir evde büyürken, elbette tarihin bir konağında karşılaşmış olmalıyım. Bu, yaşamımın o kadar olağan bir parçası ki 'ilk' anını hatırlamamak gibi bit yazgıya sahip maalesef.
Başlığa, doğal olarak, Sefil Selimi'yi çıkardım. Cümlenin bütün ağırlığı ve sorumluluğu ona ait. Ben sadece ondan bana kalan kısmını sahipleniyorum.
Esas ağırlığı yükleyen de bu dizenin öncesidir.
"Belki bir yoksula yorgan ederler
Çul yanmasın Sefil Selimi yansın"
Vurucu yer burası işte:
"Belki bir yoksula yorgan ederler"
"Belki" umuttur. "Belki" beklentidir. "Belki" istektir.
Umut da beklenti de istek de bir yoksul içindir. Ona el uzatma, ona 'hemrah' olmaktır.
'Hemrah', Farsçadır. Anlamı, bizdeki 'yoldaş'a denk düşer. Bizdeki 'Emrah' adının kökenlidir. 'Emrah' da 'yoldaş' demektir. Ercişli Emrah, Erzurumlu Emrah gibi.
'Hemrah' olmak, yanında yürüdüğün insanın adını sanını, soyunu sopunu bilmen değil, insan olduğunu bilmendir. 'Hemrah'lık kan bağı bilmez, din bağı bilmez, soy bağı bilmez.
'Ademden evvel-i Nebiden beri' sadece ve sadece insanlık bilir.
O nedenle Hemrahlar demiştir ki;
"Kainatın aynasıyım, mademki ben bir insanım'
Ardından eklemiştir;
Bunca temenni dilekler,
vız gelir çark-ı felekler
Bana eğilsin melekler
Madem ki ben bir insanım'
Bu nedenle Hemrah olan "çul yanmasın, Sefil
Selimi yansın" çünkü o çul "belki bir yoksula yorgan olur" der. Hemrah değilsen, bu cümleyi kuramazsın.
'Mektup derken şiir oldu bak yine'
Lafı uzatınca aklıma bu dize geldi.
Yakınlarda kaybettiğimiz Bozlak müziğinin önemli temsilcilerinden Ekrem Çelebi'nin havalandırdığı şiirlerden birisiydi bu da.
O da 'hemrah'tı, o da 'kavruk'tu, o da 'garip'ti.
Aynı Hacı Taşan gibi, aynı Çekiç Ali gibi, aynı Neşet Ertaş gibi.
'Mektup derken şiir oldu bak yine
Darılırsan ben ölürüm unutma
Taze sarmaşığın hoyrat bedene
Sarılırsan ben ölürüm unutma"
Demişti Ekrem Çelebi.
Bu dizeleri ancak bir yoksulun yorganını kendine dert edip de 'Belki bir yoksula yorgan ederler' diyen birisi yazabilirdi.
Ben de kendime kısa bir not diye başladım satırlara ama 'Mektup derken şiir oldu' işte.
Ekrem Celebi beni bağışlasın.
Bu dünyadaki 'dünyalık' kavgamızın adını koyalım da yarın ruy-i mahşerde safımız belli olsun!
"Belki bir yoksula kurban ederler,
Çul yanmasın, Sefil Selimi yansın"