Ama ilçe, ama Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin etkinlikleri nedeni ile fırsat buldukça Antalya’nın ilçelerine gitmeyi severim. Hem Antalya’nın boğucu temposundan biraz uzaklaşarak dinlenmiş hissederim hem de o ilçedeki dostlarla bir araya gelerek bilgilenir, tazelenirim.

Dün de Antalya Büyükşehir ve Manavgat Belediyesi’nin birlikte düzenledikleri ‘Muhtarlar Buluşması’ nedeni ile Manavgat’taydım.

Öncelikle şunu belirtmeliyim.

Daha önce de Elmalı’da izleme şansım olduğu Muhtarlar Buluşması, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’in en önemli ve en başarılı etkinliklerinden birisi.

Demokrasinin temel taşı olan muhtarlar aracılığı ile Antalya’nın kılcal damarlarına ulaşıp, sorunları birinci elden dinleyerek planlamaların yapılması çok doğru bir yöntem.

Bu etkinlikler aracılığı ile muhtarlar, Büyükşehir Belediyesinin Genel Sekreteri, genel sekreter yardımcıları, daire başkanları ile birebir bağlantı kurup sorunlarını birinci elden yetkililere ulaştırabiliyorlar.

Burada, Büşra Özdemir’in açılış konuşmasında vurguladığı bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.

Büşra Özdemir konuşmasında “Bizim sadece çiçek dikmemizi bekliyorlar. Biz hizmetlerimize devam ediyoruz. Bütün soruşturma ve denetimlere rağmen biz, yatırımlarımıza devam ediyoruz” dedi. Benzer bir vurguyu Elmalı’da da yapmıştı Özdemir.

Daha önce de söylemiştim, bir kez daha tekrar ediyorum:

Aynen devam Büşra Başkan.

Bu etkinlikleri düşünen, tasarlayan ve uygulayan herkesi tebrik etmek gerekiyor.

Diğer ilçelerde olduğu gibi Manavgat’ta da çok güzel dostlar var. Oraya kadar gidip de görmemek olmazdı.

Bu dostlardan birisi, Manavgat Muhtarlar Derneği Başkanı Tahsin Yılmaz. Ya da benim ifadem ile Tahsin Abim.

Dün Muhtarlar buluşmasının dışında kalan zamanın tamamını Tahsin Abi ile geçirdim. Diğer dostlardan özür diliyorum ama özellikle Manavgat hakkında bilgilenme adına çok verimli saatlerdi. Manavgat hakkında bilmediğim nice yeni bilgiyi öğrendim.

Örneğin, Manavgat’ın eski adı ‘Düşenbe’ymiş. Farsça olan bu sözcük, ‘Pazartesi kurulan Pazar’ anlamına geliyormuş. Tıpkı ‘Çarşamba’ ya da ‘Perşembe’ gibi. Bu arada, Serik’in de eski adı ‘Kökez’miş.

Bunlar, benim bilmediğim konulardı.

Gelelim Manavgat’a:

Aşağıda okuyacağınız bilgileri, Tahsin Abi’nin rehberliğinde Manavgat Belediyesi yetkililerinden öğrendim.

106 Mahallesi olan Manavgat, 2283 kilometrekare ile Korkuteli’den sonra Antalya’nın yüzölçümü olarak en büyük ikinci ilçesi. Bu 106 mahallenin sadece 19’u Manavgat merkezde. Geri kalan 87’si, geçmişte ‘köy’ dediğimiz kırsal mahalleler.

Türkiye’de iki Orman İşletme Müdürlüğü olan tek ilçe. Bu müdürlüklerden birisi Manavgat Merkezdeyken, diğeri Taşağıl’da.

Manavgat’ın en doğusundaki Ahmetler ile en kuzeyindeki Yeşilbağ arası yaklaşık 170 kilometre. Ortalama iki arasındaki mesafe de yaklaşık bu kadar olduğu düşünülürse, Manavgat coğrafyasının zorluğu tahmin edilebilir.

Manavgat Belediyesi’nin hizmet verdiği alanın büyüklüğü ve çeşitliliği göz önüne alınırsa, Başkan Vekili Mehmet Çiçek’in sorumluluğunun ne derece ağır olduğu bir nebze anlaşılabilir sanırım.

Manavgat Belediyesi yetkilileri ve Tahsin Abi, özellikle Ballıbucak – Altınyaka hattın özellikle dikkat çekiyorlar. Roma döneminde kırsal elitlerin yaşamı, mezar kültü ve yerel sanat anlayışını anlamaya yardımcı olan nadir kaya kabartması topluluklarından biri olan ‘Adam Kayalar’ın içinde bulunduğu bu bölge, birinci derece sit alanı olarak kabul ediliyor. Bu niteliğinden dolayı da bu bölge içerisinde kalan yerlere yol yapılamadığı için ulaşım sağlanamıyor.

Yine Altınyaka’da, Yunan döneminden kalma Finikelilere ait kalıntıların bulunduğunu ifade ediyor yetkililer.

Saraçlı Mahallesi’nde 600 – 700 yıllık zeytin ağaçları, bölgenin başka bir zenginliği.

Daha bunun gibi nice kültürel ve doğal özelliklere sahip olan Manavgat için “Sadece Side ve 64 kilometrelik sahil bandı değil, yukarıda, ormanın içinde nice zenginliklere sahip diyor” Tahsin Abi.

Manavgat’tan bu kadar söz etmişken, Başkan Vekili Mehmet Çiçek’e değinmemek haksızlık olur.

Tıpkı Büyükşehir Belediye Başkanı Büşra Özdemir gibi o da Manavgat Belediyesi’ne yapılan operasyon ve Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın tutuklanmasının ardından Başkan Vekilliği görevine seçilerek, gerçekten ateşten bir gömlek giydi.

Bu süreçte de bir yol kazasına uğramadan, operasyonlarla oluşan ve ‘baklava kutuları’ ile oluşturulan negatif algıya rağmen bugüne kadar oldukça iyi geldi. Manavgat’ın birliği ve ‘Manavgatlılık’ ana ilkesi üzerinden hareket ederek, kentin bütün kesimlerini bir arada tutmayı hedefleyerek belediyeyi yönetti ve bunda da önemli ölçüde başarı sağladı.

Dün edindiğim izlenime göre de halkta artık bir karşılığı var. Tıpkı Büşra Özdemir gibi Mehmet Çiçek’e de kimse ‘vekil’ gözü ile bakmıyor ve herkes artık Mehmet Çiçek’i ‘başkan’ olarak görüyor.

Bu algı elbette çok iyi ama aynı zamanda sorumlulukları kat be kat artıran bir durum. Bu nedenle Hem Büşra Özdemir hem de Mehmet Çiçek’in bundan sonraki süreç yönetimleri çok ama çok önemli.

Başarırlarsa hem Antalya hem de Manavgat kazanır!