Dün (08.09.2026) Antalya Büyükşehir Belediyesi hakkında yolsuzluk davasının 4. Celsesi gerçekleştirildi.

41 tutuklu ile başlayan süreçte, dördüncü celse sonunda Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek dışında tutuklu sanık kalmadı. Bu tablo elbette başlı başına önemli. Ancak bence dördüncü celsenin asıl dikkat çekici tarafı, mahkemenin verdiği tahliye kararlarından çok Muhittin Böcek'in savunmasındaki ton değişikliğiydi.

Dünkü dördüncü celsede tanıkların dinlenmesinin ardından savcı, her iki ismin de tutukluluk hallerinin devamını istedi. Buna karşılık da Muhittin Böcek, Gökhan Böcek ve avukatları tahliye talebinde bulundular.

Bu aşamada Muhittin Böcek yaptığı savunma ve tahliye talebi konuşmasında satır arasında çok önemli mesajlar taşıyan cümleler kurdu. Gelin onlara bir bakalım.

“Üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdim”

Yukarıdaki cümle anlamlı. Ama önce, başlığa çıkardığım cümlenin bulunduğu paragrafın tamamına bakalım:

“5 Temmuz 2025'ten bu yana tarafıma yöneltilen tüm soruları samimiyetle yanıtlayarak adli makamlara ve sürecin işleyişine en şeffaf şekilde katkıda bulundum. Üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdim. Buna karşın 15 aydır tutukluyum.”

Muhittin Böcek, soruları samimiyetle yanıtladığını söyledikten sonra üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini söylüyor. Buradaki ‘yükümlülük’ ifadesinin, etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanlara gönderme olarak okunması mümkün. Böcek sonrasında da ekliyor:

“Buna karşın 15 aydır tutukluyum”

“Böcek'in cümlesinde açıkça söylenmeyen ama hissedilen bir başka mesaj daha var: ‘Ben üzerime düşeni yaptım, fakat buna rağmen hâlâ buradayım.’ Bunun bir ‘bana verilen sözler tutulmadı’ sitemi olup olmadığını elbette bilemeyiz. Ama cümlenin böyle okunmasının önünde de bir engel yok.”

“Partisinin aday göstermediği…”

Bu bölümün ardından da geçtiğimiz hafta kendisi ile ilgili verilen ifadelere gönderme yaparak “Tutuklu olmamı son günlerde fırsat bilenlerin iftiraları ile uğraşıyorum. Anayasal haklarım ihlal ediliyor. Biz devlete ve adalete emanetiz. Bu süreçte ne yaptıysam devletim, adaletim, milletim için yaptım. Şimdi de adalet yerini bulacak diye tahmin ediyorum.” diyor ve çok önemli bir vurguya dikkat çekiyor. “Anayasal hakkım ihlal ediliyor” Bu anayasal hakkın ne olduğunu da Avukatı Hüseyin Kara’dan öğreniyoruz. Kara, yaptığı savunmada, Muhittin Böcek’in ifadesinin alınmadığını, buna karşılık gizlilik olan bir soruşturmanın ifadelerinin çarşaf çarşaf yayınladığını dile getiriyor.

Sonrasında Muhittin Böcek, belki de savunmasının en dikkat çekici cümlesini kuruyor ve diyor ki; “İftira atanların, siyasi partisi aday dahi etmediği (‘kişilerin demek istiyor) adliye koridorlarını, bakanlıkları aşındırdığını çok iyi biliyorum.”

Şimdi burada biraz duralım. Çünkü Muhittin Böcek’in bu sözlerinin geri planında, Böcek burada isim vermiyor. Ama, siyasi kulislerde bir süredir konuşulan iddialarla birlikte okunduğunda farklı bir anlam kazanıyor.

Konuyu şöyle açayım:

Bu hikâyenin Antalya ayağına ilişkin son günlerde siyasi kulislerde konuşulmaya başlayan başka bir ayrıntı daha vardı. İstanbul’daki ifadede Antalya’da isim veren ve bu sürecin Antalya’ya uzanmasına neden olduğu öne sürülen kişinin kardeşinin, bir siyasi partinin geçtiğimiz dönem Antalya il başkan yardımcısı olduğu iddiası Antalya’da çeşitli mahfillerde konuşulmaya başlanmıştı.

Tam da bu iddianın konuşulduğu günlerde, Böcek'in ‘partisinin aday dahi etmediği’ sözünü kullanması dikkat çekici.

Böcek'in cümlesinin satır arasında okunan mesajı şu: ‘Ne yapıldığını biliyorum.’

Bugüne kadar soruşturma ve dava sürecince siyasi söylem kişilerden uzak duran bir strateji uygulayan Muhittin Böcek’in bu ifadesi anlam kazanıyor.

“Alnımızın akı ile çıkacağız bu süreçten”

Son olarak; geçtiğimiz üç duruşmada Muhittin Böcek salondan ayrılırken izleyicileri selamlar ve sadece “sizleri seviyorum” derdi. Bu duruşma bittiğinde salondan ayrılırken Muhittin Böcek yumruğunu kaldırarak, “yüzünü eğmeyin. Alnımızın akı ile çıkacağız bu işten” diye izleyicilere açıktan mesaj verdi.

Muhittin Böcek'i söylem ve davranış olarak yakından bilenler için bu üç nokta anlamlı. Çünkü ilk kez, uzun süredir sürdürdüğü sessiz ve savunmacı tavrın dışına çıkan bir Böcek görüntüsü var. Bu da bundan sonraki süreçte yalnızca hukuk önünde değil, siyaseten de daha aktif bir mücadele yürüteceğinin işareti olarak okunabilir.

Dilerim bu okuma doğrudur!