Bu terimi sanki daha önce duymuş gibiyim. Yabancı gelmiyor.
“Suyu anladım da…
“Sarnıç” ne acaba?
Su, hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Yaşamın temel kaynağıdır.
Evet, haklısınız.
Yetişkin bir insan vücudunun yaklaşık üçte ikisi sudan oluşur. Bu durum tıbben de kabul edilmiş bir gerçektir.
İşte su, böylesine hayati bir değere sahiptir.
Peki, “Su’nun önemini anladık da…
“Sarnıç” nedir?
İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinden beri suyun önemi bilinmiş; bu nedenle suyun depolanması, korunması ve uzun süre kullanılabilmesi için çeşitli yapılar inşa edilmiştir. Bu yapıların en verimli ve en dikkat çekici örneklerinden biri su sarnıçlarıdır.
Su sarnıçları, kendilerine özgü mimari ve teknik özelliklere sahip yapılardır. Yatay ya da dikey biçimde inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır.
Tarihine baktığımızda, ilk su sarnıçlarının Antik Çağ dönemine kadar uzandığı bilinmektedir.
Antik dönemlerden günümüze kadar ulaşabilmiş pek çok su sarnıcı vardır.
Peki, siz hiçbir su sarnıcı gördünüz mü?
Görmek için uzaklara gitmenize de gerek yok.
Tabiri caizse burnumuzun ucundalar.
Tavsiyemdir; bir gün gidin ve görün.
Şimdi size güzel bir soru sormak istiyorum:
Size bir bardak su ikram edebilir miyim?
Ne dersiniz?
“Asla olmaz!”
“Kabul etmem!”
“İçmem!”
Şaşkınlığınızı duyar gibiyim.
Neden olmasın?
Bugünün koşullarında tüm su ihtiyacımızı modern sistemlerle karşılıyor olsak da bir zamanlar bu sarnıçlar yaşamın vazgeçilmez kaynaklarıydı. İnsan neslinin devamı için ne kadar önemli olduklarını biliyoruz.
Üstelik bunlar yalnızca yapılar değil; aynı zamanda birer ata mirasıdır.
Madem ki “ata mirası” diyoruz;
Neden onlara yeterince sahip çıkmıyoruz?
Neden tahrip edilmelerine sessiz kalıyoruz?
Günümüze kadar ulaşmış bu tarihî yapıların gelecek kuşaklara aktarılması konusunda toplum olarak hepimize önemli sorumluluklar düşmektedir.
Yetkili kurum ve kuruluşlar üzerlerine düşen görevleri yerine getiriyor mu?
Biliyor musunuz, bu alanların birçoğu “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” statüsündedir.
O hâlde;
Sessiz kalma!
Toplumsal sorumluluğunu yerine getir.
Ata yadigârına, tarihine ve kültürel mirasına sahip çık.
Çünkü geçmişine sahip çıkan toplumlar, geleceğini daha sağlam temeller üzerine kurar.