Söylemlerine bakılırsa "Reis", bir bakıma haklı görünüyor. Teşkilatına adeta bir ültimatom veriyor:
"Yorulan varsa buyursun, kenara gelsin, dinlensin. Kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Boşa harcayacak tek bir saniyemiz bile yok."
Söylem var; ancak pratiğe bakıldığında aynı kararlılığı görmek her zaman mümkün olmuyor.
Aslında vermek istediği mesaj oldukça açık:
"Ben metal yorgunluğu yaşayan insanlar istemiyorum. Sizler tükenmiş olabilirsiniz ama ben hâlâ dimdik ayaktayım."
Peki, bunca yıl geçmesine rağmen bazı liderlerde neden "metal yorgunluğu" oluşmuyor?
İktidarlarını onlarca yıl boyunca nasıl koruyabiliyorlar?
Bunu yalnızca kaliteli yaşam koşullarına, sağlıklı beslenmeye ya da gelişmiş sağlık hizmetlerine bağlamak mümkün mü?
Yoksa kamuoyunun yeterince bilmediği siyasi, ekonomik ve kurumsal dinamikler mi devreye giriyor?
Acaba halk, liderlerini çok sevdiği için mi onlar uzun yıllar iktidarda kalıyor; yoksa liderler halklarının desteğini farklı yöntemlerle sürdürebildikleri için mi bu kadar uzun süre devlet yönetiminde bulunabiliyor?
Listedeki yerini daha da sağlamlaştırmak ve önümüzdeki yıllarda da yoluna devam etmek isteyen Reis, meslektaşlarıyla aynı kategoride anılmak istercesine "Yola devam." mesajı mı veriyor?
Listeden söz etmişken...
Bu satırları kaleme aldığım günlerde bir gözüm de NATO Zirvesi'ndeydi.
Bir an durup düşündüm.
Listede yer alan liderlerin önemli bir bölümünün ne NATO üyesi ülkelerin başında bulunduğunu ne de zirvede yer aldığını fark ettim.
Bunun üzerine NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının biyografilerini, eğitim durumlarını, mezun oldukları okulları, konuşabildikleri yabancı dilleri ve kaç dönemdir görev yaptıklarını incelemeye başladım.
Tam o sırada zihnim bana şu soruyu yöneltti:
"Hâlen görevini sürdüren ve en uzun süre iktidarda kalan liderler kimlerdir?"
Bu sorunun cevabını araştırırken temel kriter olarak “ülkelerin yönetim sistemlerini ve rejim” yapılarını esas aldım.
Karşıma çıkan dikkat çekici isimlerden bazıları şunlardı:
• Teodoro Obiang Nguema Mbasogo (Ekvator Ginesi) — 45 yıl
• Paul Biya (Kamerun) — 42 yıl
• Denis Sassou Nguesso (Kongo Cumhuriyeti) — 39 yıl
• Yoweri Museveni (Uganda) — 38 yıl
• Vladimir Putin (Rusya) — 24 yıl
• VI. Muhammed (Fas) — 25 yıl
• II. Abdullah (Ürdün) — 25 yıl
• Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye) — 21 yıl
• Salman bin Abdülaziz (Suudi Arabistan) — 9 yıl
• Maha Vajiralongkorn (Tayland) — 8 yıl

Peki, bu liderleri yıllardır iktidarda tutan temel dinamikler nelerdir?
Aralarında ortak özellikler var mıdır?
Halk mı liderlerini çok sevmiştir, yoksa liderler mi halklarının gönlünde güçlü bir karşılık bulmuştur?
Bu ülkeler hangi kıtalarda yer almaktadır?
Siyasi rejimleri, yönetim anlayışları ve devlet gelenekleri bakımından hangi ortak paydaları taşımaktadırlar?
Bu soruların cevaplarını araştırdıkça zihnimde şu düşünce belirdi:
"Sanırım “demokrasi, hukuk devleti, adalet, insan hakları ve güçlü kurumsal denetim mekanizmalarının yerleşik olduğu ülkelerde” uzun süre kesintisiz iktidarda kalmak daha istisnai bir durumdur.
Buna karşılık bu mekanizmaların daha zayıf olduğu veya farklı işlediği ülkelerde uzun süreli liderlik örneklerine daha sık rastlanmaktadır."
Elbette bu değerlendirme, her ülkenin kendi tarihsel, siyasal ve toplumsal koşulları içinde ayrıca ele alınmalıdır.
Avrupalıların bu konuda , Asyalıları kıskandıklarını düşünüyorum.