“Ben Kemal Geliyorum” filminin ikinci bölümünün senaryosu senaristler tarafından tamamlandı. Film vizyona girdi. Girmesine girdi de her ne hikmetse beklenen ilgiyi bir türlü yakalayamadı. Üstelik gösterimler ücretsiz, halka açık olmasına rağmen, istenilen seyirci sayısına, kitlesine ulaşmakta zorlandığı görülüyor.

Filmin yapımcılarının, genel yönetmenin ve yardımcı yönetmenlerin de bu gidişattan pek memnun olmadıkları anlaşılıyor.
Buna karşılık, “Halkın kaleme aldığı ve senaryolaştırdığı, hemen hemen aynı tarihlerde vizyona giren “Umudum Özgürlük” adlı yapım adeta kapalı gişe oynuyor. Halkın teveccühü her geçen gün daha da artarken, ilgi ve beklenti çıtası da sürekli yükseliyor.

Bu büyüyen ilginin karşısında, “Ben Kemal Geliyorum” filminin yönetmeninin senaristlere; filmin daha etkileyici, daha dokunaklı ve daha güçlü mesajlar içeren bir hâle getirilmesi yönünde talimat verdiği ifade ediliyor.

Hatta senaryoya; “Umuda ve özgürlüğe giden yol üzerindeki çöküntüleri, bozulan yolları, yolun sonunun görünmemesi” gibi “akıl ve zihinlerde” kalıcı metaforik unsurların eklenmesinin istendiği de kulislerde konuşuluyor.

Senaristlerin hazırladığı ve ilerleyen aşamalarda çekimleri yapılacak olan yeni bölümlerin detay çalışmaları için geceli gündüzlü yoğun bir mesai harcadıkları da gözlemciler tarafından dile getiriliyor.

Amaç, filmin gelecek “yıl-lar da” farklı mecralarda boy gösterebilmesi. Anlaşılan o ki önümüzdeki sezonda, hatta sezon başlamadan önce, bu iki güçlü yapımı izleme fırsatı bulacağız. İki güçlü yapım diyoruz da! Birisi Halk bütçeli. Bir diğer ise çok güçlü sponsorların destek verdiği, yüksek bütçeli yapımdan bahsediyorum.

Aynı zamanda! yurttaşın jüri başkanlığını yapacağı bu yarışta, eserler yine vatandaşın beğeni ve takdirine sunulacak.
Bu eşsiz yapımlardan hangisinin daha fazla teveccüh kazanacağını ise, zaman gösterecek ve belirleyecektir.
Şimdiden iyi seyirler...
Peki sizce Altın Ayı’yı ya da Altın Portakal’ı kim kazanır?
“Umudum Özgürlük” mü, yoksa “Ben Kemal Geliyorum” mu?