CHP’de mutlak butlan kararı ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığa atanmasının ardından, günlük konuşma dilimize yeni bir kavram eklendi:
‘Kurumsal kimlik’
Bu kavramı, elde ettikleri pozisyonları mutlak butlan kararı ve bunun sonucu olarak Kemal Kılıçdaroğlu’na borçlu olanlar sıklıkla kullanıyorlar. Diyorlar ki; “partinin kurumsal kimliğine sahip çıkıyoruz”.
Bu cümle içinde ciddi bir mahcubiyet barındırıyor aslında. “Aslında bu olanlar benim de içime sinmiyor.” Anlamını taşıyan bir cümle.
Nitekim, Kemal Kılıçdaroğlu tarafından göreve getirilenler, “bir siyasi partinin içişlerine devletin karışması ve mutlak butlan uygulamadı doğru değildir” cümlesinin ardından kendilerini ‘arındırmak’ için CHP’nin kurumsal kimliğine sarılıyor ve onu devam ettirdiklerini iddia ediyorlar.
Peki, mutlak butlan CHP’sinin elinde deterjan markasına dönüşen kurumsal kimlik aslında nedir?
Akademik olarak şu şekilde tanımlanabilir:
Kurumsal kimlik, bir kurumun misyonu, vizyonu, değerleri, örgüt kültürü, yönetim anlayışı, davranış biçimleri, iletişim faaliyetleri ve görsel tasarım unsurlarının oluşturduğu; kurumun kendisini paydaşlarına tutarlı ve ayırt edici biçimde ifade etmesini sağlayan bütüncül yapıdır.
Bu akademik tanım çerçevesinde tekrar mutlak butlan CHP’si elinde deterjana dönüşen kurumsal kimliğe daha yakından bakalım.
Kemal Kılıçdaroğlu göreve gelmesi ile başlayan iktidar diline yakınlaşma mıdır misyon ve vizyon.
Kemal Kılıçdaroğlu ile başlayan, genel merkeze polis zoru ile girilmesi, itirafçıların itiraflarını doğru kabul edip, masumiyet karinesini bir kenara atma mıdır değerler. Bu noktada bir parantez açmak lazım. Dün Murat Ağırel aynı konuda bir paylaşım yaptı ve dedi ki “Muhittin Böcek’in verdiği son ifadede Ümit Uysal’ı işaret ederek, “yüksek harcamalar yapacaktı” demesinin ardından mutlak butlan CHP’si, kendisinin gözbebeği olan Ümit Uysal’a da “aklan da gel” diyecekler mi? Ben de aynı görüşü paylaşıyorum. Bakalım diyecekler mi?
CHP’nin kurumsal kültürünün temeli olan, kendi genel başkanını kendisinin seçmesi kuralını paramparça ederek genel başkanlık, il başkanlığı, ilçe başkanlığına oturma mıdır kurumsal kültür.
Özetle, kurumsal kültür, kurumsal kültür olalı böyle zulüm görmedi.
Çünkü, artık kurum (mutlak butlan CHP’si ile kültür (Özgür Özel hareketi) birbirinden, bu koşullar altında, geri dönüşü çok zor bir şekilde ayrıldı.
Mutlak butlan CHP’sinde artık ‘kurum’ var da ‘kültür’ yok!