Yeni parti örgütlenme çalışmaları hız kazandı. Bugün yapılan MYK toplantısında il ve ilçe başkanlarının atanması bekleniyor.
Bu atamalarla Yeni Parti örgütlenme çalışmalarına ağırlık verecek. Antalya’da beklenen, CHP’de görevlerine devam eden ve sonrasında toplu istifa veren kadroların, görevlerine Yeni Parti’de devam etmeleri.
Tam da bu aşamadayken, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in “kilometreyi sıfırladık. Yeni Parti’de kimse eski değil, herkes yeni.” cümlesini hatırlatmak gerekiyor. Bu cümle bir gelecek inşası için gerekli olan motivasyonun ana noktası gibi duruyor. Çünkü bu cümle, CHP içerisinde yıllar içerisinde oluşmuş ve dönemin ruhuna uygun olarak çaresi aranmamış bazı hastalıklı durumların da geride kalması anlamına geliyor. Bu hastalıklı durumlar, önemli ölçüde CHP’yi aşağı çekiyordu.
Nedir bu hastalıklı durumlar?
Öncelikle ve ilk olarak kariyerizm!
Siyaset elbette bir iddia ve hedef işidir. Eğer bir iddianız ve hedefiniz yoksa, siyaset yapmanın anlamı yoktur. Ancak, bu iddia ve hedef toplumsal nitelik taşıyorsa anlamlıdır. Yok, toplumsal değil, bireysel nitelikteyse, orada yozlaşma kaçınılmazdır. On yıllardır CHP’nin içinde bulunduğu ve sıklıkla eleştiri alan “küçük olsun, benim olsun” anlayışı bu yaklaşımın sonucuydu.
İkincisi; siyaset zenginleşme aracı değildir!
Yine CHP, yılladır yerelde iktidar olmanın avantajı ile zenginleşme amacının bir aracı haline geldi. BU konu ile ilgili olarak, CHP’nin yerelde gücünü kullanan irili ufaklı, büyük küçük nice zenginleşme vakasının örneklerini basında okuduk. Kariyerizmden farklı olarak burada durum bireysel olarak siyasi bir gelecek kurgulama değil, su akarken testiyi doldurma meselesidir.
Üçüncüsü; siyasetin finansmanı sorunu!
Ülkemizde siyasetin finansmanı nedeni ile siyasal karakterlerin de profilleri çok değişti. Zengin doktorlar, avukatlar, müteahhitler daha fazla yer almaya başladılar. Ortak paydaları da zengin olmaları. Siyasete ilk girdiğinizde “düşüncen nedir?” sorusunun yerini “kaç paran var?” sorusu aldı. Oysa yine Yeni Parti, siyasetin finansmanında örnek bir tavır sergileyerek açtığı bağış kampanyası ile bu sorunun nasıl aşılacağının anahtarını verdi. Eğer bu anahtar doğru kullanılmaz da finansman eski modele dönerse, “kıroyum emme para bende” diyen tiplerin istilasından kurtarılmaz ve tekrar ‘eski hamam eski tas’ döngüsüne geri döneriz.
Son olarak; ‘ekipçilik’ adı altında ‘dar grupçuluk’
Deniz Baykal’ın CHP’ye en önemli mirası, ‘ekipçilik’ adı altında dar grupçuluk, bilinen adı ile hizipçiliktir. Bir araya gelen üç beş kişi, ekipçilik adı altında ve kritik noktalarda parti önünü tıkayan davranışlar içerisinde girerler. Burada önemli olan toplumun ve partinin çıkarları değil, o ekibi oluşturan kişilerin beklentileridir.
Özetle Yeni Parti, sadece ruhu ve programı olarak yeni değil, davranış biçimleri olarak da yeni olmak zorundadır. Zenginliğin adil bölüşümü gibi bir iddiası olan parti, aynı zamanda, o zenginliğe ulaşana kadar yaşanan sıkıntıları da adil olarak göğüsleyecek bir insan modelini de üretmek zorundadır.
Aksi takdirde her ne kadar ruhu ve programı yeni olsa da bir müddet sonra o yenilik yerini önce yozlaşmaya, sonra da çürümeye bırakacaktır. Eğer bu yeni insan davranış modeli başarılabilirse, gerçek ‘arınma’ o zaman sağlanacaktır.
Peki, neden böyle bir ‘testi kırılmadan’ yazısına ihtiyaç duyuldu?
Antalya’da Yeni Parti il ve ilçe yönetimlerinin belirlenme tartışmalarının yaşandığı geçtiğimiz hafta kulislerden gelen bilgiler, az da olsa, CHP’den bu hastalıklı yapıların da devralınabileceği şeklinde bir gözlem oluşturdu.
Henüz vakit varken ve yol yakınken…
Yani, testi kırılmadan önce…
Yeni Parti’de testi kırılmadan
Ali Taş
Yorumlar
Trend Haberler
Antalya'da 25 milyon liralık pazar yeri çürümeye terk edildi
Gelecek Partisi Antalya, Davutoğlu'na başkaldırdı!
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında iki gözaltı daha!
Antalya'da toplu taşıma esnafından itiraz: “Bu yük taşınamaz”
CHP Antalya’da peş peşe atamalar: 8 ilçe tamam
Atatürk Devlet Hastanesi'nin yerine yapılacak bina ortaya çıktı