Yeni Parti’nin kongre süreci dışarıdan bakıldığında sessiz ilerliyor gibi görünüyor. Ama kazın ayağı pek öyle değil.

Özellikle Antalya İl Başkanlığı için alttan alta yoğun görüşmeler, temaslar ve ittifak arayışları sürüyor.

Önce kulisleri aktaralım.

Mevcut İl Başkanı Nail Kamacı, sürecin doğal adaylarından biri. Kamacı henüz aday olup olmayacağı konusunda net bir açıklama yapmış değil. Ancak aday olması durumunda il yönetimi içerisinde ciddi bir desteğe sahip olacağı partiye yakın kaynaklar tarafından ifade ediliyor.

Bir diğer isim Kepez İlçe Başkanı Gökhan Ölmez.

Aslında Ölmez’in il başkanlığı için adı ilk kez bugün geçmiyor. CHP döneminden beri il başkanlığı için adı konuşulan isimlerden biri. Bu göreve sıcak baktığı da siyasi çevrelerde bilinen bir durum.

Bir de Muratpaşa İlçe Başkanı Can Okan Kıran var.

Kıran, özellikle Ümit Uysal gibi CHP’nin Antalya’daki önemli isimlerinden birinin belediye başkanlığı yaptığı Muratpaşa’da Yeni Parti’nin ilçe başkanlığını üstlenerek parti içerisindeki siyasi ağırlığını artırmış durumda.

Son olarak İl Yönetim Kurulu Üyesi Altan Ayaz’ın adı çeşitli mahfillerde dillendiriliyor. Ayaz’ın adı son iki CHP kongresinde de il başkanlığı için gündeme gelmiş, son kongrede ise il yönetimine girmişti.

Yani ortada şimdilik ilan edilmiş bir yarış yok.

Ama potansiyel aday çok.

İlginç olan ise şu:

Nail Kamacı dahil adı geçen isimlerin hemen hepsi Yeni Parti’nin birlik ve beraberliğine vurgu yapıyor ve bu aşamada çok adaylı bir kongreye sıcak bakmıyor. Genel eğilim, mümkünse uzlaşmayla ve tek adayla kongreye gidilmesi yönünde.

İyi de...

O tek aday kim olacak?

Asıl mesele burada başlıyor.

Çünkü herkes birlik istiyor ama doğal olarak herkesin gönlünden geçen isim aynı değil.

Bugüne kadar yaptığım çeşitli sohbetlerde mevcut yapının devam etmesinin daha doğru olacağını savundum. Bunun için de gerekçem basitti: Yeni Parti’nin önündeki bu ilk kongre, esas olarak seçimlere katılabilmek için tamamlanması gereken örgütsel sürecin bir parçasıydı. Dolayısıyla bunu siyasi bir hesaplaşmadan çok “teknik kongre” olarak görmek gerektiğini düşünüyordum.

Fakat son tartışmaları görünce fikrimi değiştirdim.

Anlaşılan o ki adı ne kadar “teknik kongre” olursa olsun, CHP’de de Yeni Parti’de de kongre kongredir.

Ve her kongre siyasidir.

O zaman benim de başka bir önerim var:

Hiçbiriniz aday olmayın!

Evet, yanlış okumadınız.

Madem adı Yeni Parti...

Madem yeni bir başlangıçtan söz ediliyor...

Madem herkesin eşit olduğu ve herkesin sıfır çizgisinden başladığı söyleniyor...

O halde başta il başkanı olmak üzere mevcut ilçe başkanları ve yöneticileri bu ilk kongrede aday olmasın.

Gerçekten yeni isimler bulunsun.

Yeni yüzler, yeni sözler, yeni insanlar çıksın ortaya.

Üye de bu isimler arasından kendi yöneticilerini seçsin.

Çünkü Yeni Parti’ye yalnızca CHP’den ayrılan siyasetçiler katılmadı. Daha önce hiçbir siyasi partiye üye olmamış, ülkenin geleceğine ilişkin kaygıları nedeniyle ilk kez siyasete adım atan insanlar da üye oldu.

İşte onlara alan açılsın.

Siyaset yeni insanları kazansın.

Yeni Parti eğer yalnızca CHP’den ayrılan kadroların yeni adresi olmayacaksa, bunu göstermenin yollarından biri de budur.

Çünkü yeni bir tabela asmak kolaydır.

Zor olan, yeni bir siyaset kültürü yaratmaktır.

Madem partinin adı “Yeni”...

Bir kere de koltukların sahipleri değil, siyasetin aktörleri yenilensin.

Var mısınız?