Son 2 yıl Antalya’da çok şey değişti. Atatürk’ün “dünyanın en güzel kenti” dediği Antalya adeta ilklerini bir bir kaybetti. İlk önce sadece kentin değil insanlığın tarihine ışık tutan Antalya Müzesi bir gece ansızın yıkıldı. Sebebi depreme dayanaksız olmasıydı.
Kentin ilk büyük hastanesi olan Atatürk Devlet Hastanesi kapatıldı. Sebebi depreme dayanaksız olmasıydı. Yıkılmadı ama er ya da geç yıkılacak. Şu anda boş bir şekilde bekliyor.
Nostalji tramvayı kentin ilk raylı sistem ulaşımıydı. Bir gün bir yangın çıktı ve kapatıldı. Vagonlar şu anda hangarlarda bekliyor. Geleceği hala meçhul.
Bütün bu saydığım şeylerin hapsi Antalya’nın ilk olmasıydı. Bu yapılar yıllarca kente hizmet etti. Biri tarihine ışık tuttu, biri yıllarca hastaları tedavi etti hatta pek çok Antalyalı bu hastanede dünyaya geldi. Bir tanesi kentin ilk raylı sistem ulaşımıydı ve toplu ulaşımda yeni dönemin ilk adımı oldu. Bu yapılar belki de denildiği kadar eskiydi ve ömürlerini tamamlamıştı ama sorun bunların yıkılması mı? Hayır sorun belirsizlik…
Antalya Müzesi yıkılalı 1 yıl oldu ve sözde bu yıl içinde müzenin bitmesi gerekiyordu. Yeni Müze’nin inşaat alanında temeller bile daha yeni atılmış durumda. Alanda herhangi bir çalışma yok.
İstanbul’da 1800’lerde kurulan bir Arkeoloji Müzesi var. Geçenlerde burada tadilat çalışmaları oldu. 1800’lerde yapılan bina bugün hala ayakta duruyor da 1972 yılında yapılan, mimarisi ile ödüller alan ve yıkımı bile 10 gün süren bina mı depreme dayanamıyor? Bu bina güçlendirilse bile ayakta durmayacaksa yıkımı neden gece gündüz süren çalışmaların ardından 10 günde yıkıldı?
Atatürk Devlet Hastanesi,1 yıldır boş bir şekilde bekliyor. Ne yıkıldı ne de yeniden yapıldı. Şu anda boş bir şekilde bekliyor. Ya bu araziyi bağışlayan kişi “Hastane yapılmasını” şart koşmasaydı!
Bina cidden eskiydi, sütunları falan çürüyordu buna lafım yok ama bu yıkım ve kapanış planlı mı yapıldı? Bir anda hastane kapatıldı ve bütün hasta yoğunluğu Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaydırıldı. Doktorlar bile aniden farklı yerlere gönderildi. Hala da binanın yıkımı başlamadı. Ne zaman başlayacak, yeni hastane ne zaman yapılacak? Bunların hepsi birer muamma.
Nostalji tramvayı ise 2 ay önce kapatıldı. Bir yangın çıktı ve aniden seferleri durduruldu. “1 yıl içerisinde yenisi gelecek dendi” ama hala belirsizlik devam ediyor.
Nostalji tramvaylarının eski olduğu ve bunların ilk geldiğinde zaten hurda olduğu iddia ediliyor. 27 yıl kullanılan tramvayların hurda olduğu bugün mü akıllara geldi? Neden daha önce seferler durdurulmadı? Hatta tarihi burçlara ve Saat Kulesi’ne titreşimlerden dolayı zarar verdiği öne sürülüyor.
Peki bu tramvaylar yapıldıkları ilk zaman böyle bir bilgi yok muydu? 27 yıldır tramvay oradan geçerken bunu kimse belirtmedi mi? “Rayların bile eski olduğu o yüzden büyük tramvay ile bağlanamadığı” söyleniyor. Tramvay artık olmayacak mı yani?
Her şey bir belirsizlik içinde. Bu yapılar çürüyebilir, yıpranabilir, ömürleri bitebilir… İnsanın bile bir ömrü vardır sonsuza dek yaşamaz ki insan tarafından yapılan bu yapılar zaten kusurludur ve er ya da geç ömürleri biter. Fakat ilkler unutulmaz! Madem kentin bu ilklerini kaldırıyorsunuz yerine ne koyacaksınız?
Bu yapılar sadece birer mimari değil, kentin ihtiyaçlarına da hizmet emiş özel yapılar. Bunlar kaldırılıyor ama “Yerlerine ne koyulacak?” sorusu cevapsız kalıyor. Cidden Antalya bütün bu ilklerini kaybetmek zorunda mıydı?
Antalya için en hayırlısı olanı dilemekten başka çare kalmıyor.
Esenlikle kalın…