Cumhuriyet, kuruluş genetiği itibarıyla egemenliğin kayıtsız ve şartsız millete ait olduğu; devlet başkanının ve yöneticilerin halk tarafından belirli bir süre için seçimle iş başına getirildiği demokratik bir yönetim şeklidir.

Bu yönetim biçimi, gücünü halkın ortak iradesinden alır ve hukukun üstünlüğünü esas alır.

İfade edilen bu rejim sistemin memnunsak, konuda mutabıksak, gelelim yönetim sistemimize!

"Devlet Başkanı" odaklı bu yeni sistemin nasıl kurulduğunu, işleyişini, nasıl yürürlüğe konulup hayata geçirildiğini; seçme ve seçilme yeterliliği taşıyan, irade ve görüş bildiren hemen hemen tüm yurttaşlarımız çok iyi bilmektedir.

Bu sistem mekanizmasının devreye girmesiyle birlikte, geçmiş yıllardaki yönetim anlayışımızdan çok daha farklı bir yönetim modeli doğmuştur.

Dünya genelinde anayasal olarak “cumhuriyet rejimiyle” yönetilen 160'tan fazla devlet bulunmaktadır ve bunlardan biri de şüphesiz bizim ülkemizdir.

Ancak rejim ile yönetim sisteminin aynı unsurlar olmadığını bilmekte fayda var.

Rejimin adı : Cumhuriyet
Yönetimin Şekli: Başkanlık

“Rejim”

Fransızca kökenli bir kelime olan rejim, en yalın tanımıyla "yönetim modellerine" verilen kavramsal adın kendisidir.

Mevcut sistemimizin uhdesinde; “Merhametli Monarşi” sisteminin etkinliği ise; “bariz ve net “ölçekli izlenimler vermektedir.

Mevcut iktidar tarafından parlamenter sistemin yerine ikame edilen bu yeni model, halkın teveccühüne sunulmuş ve büyük bir katılımın ardından eski parlamenter sistem lağvedilerek yeni sistemin adı konulmuştur.

Gelin şimdi bu iki sistemi hep birlikte analiz edelim mi?

Madem ki! yeni yönetim şeklimizin adı "Başkanlık" oldu; nedir bu sistemin bize sunduğu avantajlar ve dezavantajlar?

Başkanlık sistemi; yasama, yürütme ve yargı organlarının birbirinden kesin çizgilerle ayrıldığı ve yürütmenin başında doğrudan halk tarafından seçilen bir başkanın bulunduğu hükümet modelidir.

Teorik açıdan mükemmel, Pratik açıdan bakarsak bir fikriniz, düşünceniz var mı?

Parlamenter Sistem nedir?

• Avantajları: Geniş toplumsal uzlaşı gerektirir. Kriz anlarında meclis içi koalisyonlarla esneklik sağlar ve otoriterleşme riskini farklı organlara dağıtır.

• Dezavantajları: Siyasi istikrarsızlığa, sık hükümet değişikliklerine ve kronik koalisyon krizlerine neden olabilir

Başkanlık Sistemi nedir?

• Avantajları: Yürütme tek elde toplandığı için hızlı ve kararlı icraatlar yapılabilir; siyasi istikrar potansiyeli yüksektir.

• Dezavantajları: Yasama ve yürütme arasında çatışma riski barındırır. Denetim mekanizmaları zayıf kaldığında gücün tek elde toplanması (otoriterleşme) kaçınılmazdır.

Bu vesileyle hafızalarımızı ve teorik bilgilerimizi yeniden tazelemiş olduk!

Peki, teoride her şey bu kadar netken, bizler bugün nasıl oldu da içinden çıkılmaz ve aşılamaz bir sorunlar yumağı haline geldik?

“Teori ile pratik” neden uzlaşı içinde olamıyor ki?

Sizce de bu durumda yanlış giden bir şeyler mi var?

Bizleri bu noktaya getiren sebepler nelerdir?

Kuvvetler ayrılığının bağımsızlık ilkesinden yoksunluğu söz konusu olabilir mi?

Bu sistemin inşası için bizden ne istendi, halk sandıkta ne verdi?

Gelinen noktada, mevcut yönetim şeklinin ortaya koyduğu pratikten memnun musunuz?

Eğer ki! eski yönetim sistemimiz yürürlükte kalmış olsaydı bugün hukuk, ekonomi ve diğer hayati alanlarda daha müreffeh, daha huzurlu bir yaşam içinde olur muyduk?

Sorular, Sorular ; Günün sonunda akıllarda tek bir soru kalıyor:

Verdik yetkiyi de, gerçekten gördük mü o vadedilen etki …