En sevdiğim mülk sahibi tipidir. Karşılarında bir emlakçı veya gayrimenkul danışmanı gördüklerinde söyledikleri ilk cümle budur: “Elime 2 milyon geçsin, üzerini sen kaça satarsan sat!”

Ben henüz bunu diyen birinin mülkünün hakikaten 2 milyon ettiğini henüz görmedim. Mülk sahibi her zamanki gibi emlak portallarına girer, en yüksek fiyatlı evlere bakar. “Şu daire 1,5 milyondan ilana koyduysa benim evim 2 milyon eder” der, ilana çıkar. Arayan emlakçılara da hep başlıktaki cümleyi kurar.

Ekspertiz yapıldı mı eve? Hayır. Rakip pazar analizi yapıldı mı? Hayır. Emsaller/rakipler araştırıldı mı? Hayır.

Hadi diyelim ki bu ev 2 milyon TL de ediyor diyelim. Emlakçılar sihirbaz mı? 2 milyon liralık bir evi 3 milyona mı satacaklar? Bu aslında halk nezdinde bizim mesleğimizin ne kadar kötü olduğunu gösteren bir norm.

“Emlakçılar zaten sahtekarlar, benim 2’lik evimi birine 3’e kakalarlar.”

Ancak böyle olmuyor gerçekten de. Ayrıca eviniz üzerinden neden bir emlakçı haksız kazanç elde etsin. Yönetmelik ve mevzuat çok açık. Bir emlak danışmanı satıcıdan %2 + KDV’den daha fazla ücret alamaz.

Bu yüzden “elime şu kadar geçsin” cümlenizin profesyonel danışmanlar nezdinde hiç bir kıymeti yok. Kimin için kıymeti var biliyor musunuz? Ayakçı, çantacı diye tabir ettiğimiz kaçak emlakçılar için var.

Mülk sahiplerinin hem emlakçıların kötü olduğunu düşünüp, hem de meslekteki en kötülerin ekmeğine yağ sürmesini anlayamıyorum. Bunu yapmayın. Mülkünüzün ne kadar edeceğini bilimsel verilere dayanarak size sunacak bir değerleme raporu talep edin emlak danışmanınızdan.

Sizin mülkünüzün değerini, yan komşunuz manav Rıfat amca, aşağıdaki dükkanı olan camcı Salih abi veya her gün selam verdiğiniz yan binadaki kuaför Leyla hanım belirleyemez. Sizin evinizin değerini yakın dönem içinde o bölgede evinize emsal teşkil edebilecek satılmış daireler belirler.