Gayrimenkul sektöründe birisi evini satmak istediğinde önünde iki senaryo vardır. İlki bir çok ev sahibinin düştüğü bir hata, bir paradokstur. Ev sahibi sektördeki emlakçıların güvenilmez olduğunu, yatarak para kazandıklarını, hiçbir şey yapmadıklarını, emek harcamadıklarını düşünür. Kendi evini kendisi de satabilir elbette. Evini, ondan daha iyi tanıyan yoktur sonuçta. Hem böylelikle kimseye de komisyon vermeyecektir. En ünlü emlak portallarına girer, fiyatlara bakar ve evine bir fiyat belirleyip ilana çıkar. O kadar emindir ki, bütün alıcılar kendisini arayacak, o istediğini seçecek, 1 ay içinde evini satacaktır. Ancak bazı ciddiyetsiz alıcı adaylarının yanısıra, kendi evine fiyat biçmek isteyen meraklı komşular da aramaktadır. Elbette bolca emlakçı da aramaktadır. Bir süre sonra sıkılan ev sahibi emlakçılara kendisinden komisyon almayacak şekilde müşterilerini getirebileceklerini söylemeye başlar.

En büyük hatasını burada yapmıştır. Eve her gün farklı farklı emlakçılar aracılığıyla bakmaya gelen insanlar doluşur. Herkes fiyatı yüksek bulup gitmektedir. En sonunda, belirlediği fiyat satılabilir fiyat olduğunda emlakçılar getirdikleri müşteriler için mülk sahibinden de komisyon istemeye başlarlar. Aradan aylar geçmiş, mülk sahibi sıkıntı ve stresten delirmek üzere, artık komisyon soranlara “lanet olsun gel” der. Ve işin sonunda kendisi için hiçbir pazarlama adımı yürütmemiş, sadece yoldan geçen bir alıcıyı getiren bir adama komisyon vermek zorunda kalmıştır. Parayı eli titreyerek verir. Arkadaşlarıyla ilk görüşmesinde tekrarlar: “Ya bu emlakçılar hiçbir şey yapmadan para kazanıyorlar.”

Oysa bu kişileri tercih etmiştir kendisi ilan çıkarak. Gayrimenkul alıcılarının %100’ü arayışlarına online olarak başlarlar. Böylelikle emlak portallarındaki ilanların tamamını incelerler. Böyle alıcıları kolundan tutup sahibinden bir ilana getirip, o alıcılardan azar yemeyi göze alacak kadar çaresiz emlakçılarla çalışmaktadır ev sahibi.

İnsanlar hukuki bir sorun yaşadıklarında işini iyi yapan bir avukat araştırırlar. Sağlıklarıyla alakalı bir problemle karşılaştıklarında, konusunda uzman bir doktor araştırırlar. Ancak evlerini satacakları zaman sektörün en dibindeki amatör ve çaresiz emlakçılardan hayıflanıp gene de onlarla istemeden de olsa çalışmaktadırlar. Zaten bu şekilde de piyasadaki alıcıların çok küçük bir kısmına ulaşabilmektedirler.

Oysa ikinci senaryo bütün ev sahipleri için daha faydalıdır. Bu sektörde düzgün çalışan, işini etik sınırlar çerçevesinde yürüten gayrimenkul danışmanları da vardır. Profesyonel fotoğraf çekimi, tanıtım broşürleri, sponsorlu sosyal medya paylaşımları gibi pazarlama adımları uygulayan, mülk sahibine periyodik raporlar sunan ve özellikle meslektaşları tarafından güvenilir bulunduğu için bütün emlak sektörünün müşterisini getirmekten çekinmeyeceği insanlardır bunlar. Böyle bir profesyoneli yetkilendirerek yola çıkan ev sahibi ve sinir stres yaşamaz, işin sonunda hizmet bedelini öderken “helal olsun” der, eli titremez.

Ev sahiplerinin seçenekleri basit aslında. Getirdiği alıcıdan azar yemeyi göze alacak kadar çaresizlerle mi çalışacak? Yoksa işini düzgün yapan profesyonellerle mi?