Pazarlama, yıkıcı rekabet ortamında ürün veya hizmetlerin tüketicinin istek ve ihtiyaçları doğrultusunda olması ve sağlıklı bir şekilde onlara ulaştırılmasıdır. Tarih boyunca çeşitli pazarlama teknikleri ticarette kullanıldı.

Web 2.0 ile sosyalleşen internet kişiye özel içeriklerin üretilebildiği bir alan açtı. Web 3.0 ile de bu dijital pazarlama çağı iyice pekişti. Bilgisayar çağından da başka bir şey beklenemezdi elbet. Patil’i dostlarımız için mama arattığımızda, instagramda Antalya’nın “pet snoplarının reklamını görmeye başladık. Her birimizin cebinde bulunan akıllı telefonlarımız masanın üzerindeyken ne konuşuyorsak, Facebook’ta reklamı karşımızda değil mi?

Nasıl oluyor bu? Bu şirketler teknoloji devleri de olsalar, her birimizi takip edecek insan gücüne sahip değiller sonuçta.

Zaten etmiyorlar da. Biz ise Hansel ile Gretel’in ekmek kırıntıları bırakması gibi, verilerimizi bırakıyoruz takip edilebilmek için. İnternette yaptığımız her arama, tıkladığımız her link, indirdiğimiz her görsel makine öğrenmesi çağına geçen bu teknoloji devlerinin sunucularında bize ait bir bilgi profili çıkarılmasını sağlıyor. Böylelikle algoritmaları gereği, Antalya’da otel araştıranlara, Antalya’daki otellerin reklamları gösterilirken, İzmir’de otel arayanlara gösterilmiyor mesela.

Bu bilgi profili birçok kısımdan oluşuyor. Gujan Ceyhan: emlak danışmanlığı yapıyor, kamp yapmayı seviyor, tenis oynuyor, teknoloji ile haşır neşir, yazı yazmayı seviyor ve benzeri…

Bana da emlak sektörüne dair çeşitli yazılımların, eğitim gruplarının reklamları çıkıyor. Son çıkan çadırların, gezi gruplarının reklamları çıkıyor. Teknolojik gelişmelere dair reklamlar çıkıyor.

Bütün dünyada aklınıza gelebilecek bütün sektörlerde şirketler dijital pazarlama uzmanlarına, sosyal medya yöneticilerine binlerce dolarlık maaşlar veriyorlar. Ne için? Reklamlarını, sosyal medya aracılığı ile nokta atışı doğru kişilere ulaştırmaları için…

Sektörlerinin zirvesinde olan Türkiye’deki şirketlerde aynı yöntemleri kullanıyorlar ve sosyal medyaya gereken önemi gösterip, yatırım yapıyorlar.

Bu dijital pazarlama sektörünün piyasa genişliğini ve önemini düşünün. Ve iş emlak sektörüne geldiğinde, insanlar evlerini satmaya karar verdiğinde dar açılı telefon kameralarıyla fotoğraf çekip, bir emlak portalına ilan çıkıp bekleyerek evlerini satabileceklerini düşünüyorlar.

Şubat ayında bütün Türkiye’de, ismi lazım değil en ünlü sarı sitede toplamda 674.000 tane taşınmaz ilanı vardı. Bunların sadece 48.000 tanesi satıldı olarak işaretlendi. Yani %7,1’i… Bunun ne kadar az bir oran olduğunu anlamalısınız.

Bu yazıyı yazdığım şu anda Antalya’nın tamamı için bu sitede 27.686 ilan var. 24.847’si emlak danışmanları tarafından ilanda. Bu karmaşa içinde dijital pazarlama kanallarını kullanarak, evin bulunduğu bölgede, o evin özelliklerine göre alıcılara nokta atışı ulaşabiliyorsunuz. Çünkü gayrimenkul alıcılarının yüzde yüzü arayışlarına çevrimiçi başlarlar ve bunu yaparken verilerini her yere yayarlar., Bu noktada mülkünüzü pazarlanabilir dijital bir ürüne dönüştürüp bütün online platformlarda en yüksek sayıda alıcıya ulaştırmak aslında çok önemli.

Bizim sektörümüzde bunu yapan ofisler, firmalar, danışmanlar sektörün zirvesine çıkarken, yapmayanlarda hala sarı siteye cep telefonu fotoğrafı yüklemek ile meşgul.