Türk Milleti: Türkiye’nin iktidar tarafından iyi yönetilmediğini, uluslararası projelerin merkezi olduğunu, Büyük Ortadoğu Projesi(BOP) başta olmak üzere ABD politikalarına hizmet edildiğini düşünüyor.

Türk Milleti’nin bir arayış içinde olduğu görülüyor. Millet İttifakı çevresinde toparlanan muhalefetin; vatanın bütünlüğü milletin birliği, ekonomi, düzenli ve planlı göçmen tehlikesi, sağlık ve eğitim başta olmak üzere kamuoyuna yaptığı açıklamaları halkımız önemsiyor.

Diğer yandan öncelikle Millet ittifakı olmak üzere muhalefetin bir araya gelmemesi için her türlü algı operasyonu aralıksız yapılıyor. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi, İyi Parti ve Saadet Partisi’ni birbirine düşürmek için her türlü dalavere yapılıyor.

İktidarın Oğuzhan Asiltürk ile birlikte; Cumhur İttifakı ile Saadet Partisi’ni birleştirme çabasına karşı Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun “Haddinden fazla ısrarı isabetli bulmam” sözleri çok anlamlıdır…

Türkiye’de ve bölgemizde ABD emperyalizminin projeleri hızla ilerlemektedir. Ayrıntıya girmeyeceğim. En son Afganistan’dan gelen “düzenli göçmen” akımı bile bunu göstergesidir.

16 Nisan Referandumu ile rejimin değiştiği Türkiye’de muhalefet; varlığını devam ettirebilmek için aralarındaki tüm ayrılıkları erteleyerek birleşmek zorundadır.

Birbirlerine hiçbir şart koşmadan bir araya gelmeleri gerekmektedir!

Türkiye’nin ve muhalefetin varlıklarını sürdürebilmelerinin anahtarı budur…

SENDİKALARIN TOPLU GÖRÜŞMELERİ

İktidarın siyasal gücünü kullanarak büyüyen ve yetkisi, etkisi olmayan sendikalar toplu görüşme yapıtılar. Basına toplu sözleşme diye geçse de aslında toplu görüşmeden ibarettir!

İktidarından muhalefetine her kesim memurun alacağı parayı konuşmaktadır. Resmi Gazete’de dâhil memurların alacağı rakamlar yayınlanmakta ve kamuoyu yanıltılmaktadır. Verilen rakamlar bir ay sonra vergi dilimine girmekte ve en az 500-1000 TL azalmaktadır.

Yetkili konfederasyon Memursen yaptığı açıklamada hem muhalefet hem de iktidar rolünü oynamıştır. Bir yandan eylemler yapmış diğer yandan iktidarın politikalarının överek Türkiye’yi refaha ulaştırdığını ve refahtan paylarını istediklerini ifade etmiştir. Türkiye bağımsız olsa, refaha boğulmuş, kalkınmış bir ülke olsa IMF’den borç alır mı diye sormadan elbette geçemeyiz…

Devlet memurlarını bekleyen tehlikeler bu toplu görüşmede yine dile gelmemiştir. İş güvencesinin ortadan kalkacağı uygulamalar dile getirilmemiştir. Başta eğitim ve sağlık olmak üzere iş kollarında çalışan emekçilerin yerel yönetimlere devri söz konusudur. Eğer bu uygulamaya geçilir ise rejimi değiştirilen ulusumuzun birliğinin tehlike altına gireceği kesindir.

Umudum ediyorum; ABD emperyalizmi ve işbirlikçilerinin Türkiye’yi şehir devletçiklerine dönüştürmesine emeği ile geçinenler izin vermeyecektir…