Ukrayna Rusya arasındaki çatışma ile ilgili kamuoyu yine yanıltılıyor.

Sanki Rusya saldırgan, savaş isteyen tarafmış gibi gösteriliyor. Ekranlardaki azmanlar, uzmanlar ellerine verilen metinleri halkımıza yutturmaya çalışıyorlar. Rusya’nın güçlü olduğu, saldırgan ve savaş taraftarı olduğu yalanını ısrarla söylüyorlar.

Öncelikle Ukrayna’nın çakma bir devlet olduğunu söyleyerek başlamak gerekir. ABD, Sovyetleri parçaladıktan sonra kurdurduğu onlarca devletten biridir. Bugün Orta Asya’dan Baltık Denizi’ne kadar Sovyetler sonrası kurulan Rusya hariç tüm devletler ABD’nin güdümündedir. Dolayısıyla Ukrayna’nın arkasında ABD ve emrindeki NATO, AB, BOP görevlileri vardır.

Rusya ve Putin’e gelecek olursak hala gerçeği gördüklerini düşünmüyorum. Putin Donetsk ve Luhensk’ı tanırken yaptığı konuşmaya bakılırsa hiç aklı başında değil! Hele Ukrayna’nın ayrılmasını Lenin’e bağlaması, elmaya armut demek gibi bir şeydi! Hoş bizde de durum aynı değil mi? Atatürk olmasaydı daha iyi olurdu diyenler yok mu?

Neyse biz konumuza dönelim. Haziran 2021’de NATO’nun 2030 Bildirgesi’nde hedef Rusya olarak yer almaktadır. ABD, İran’dan önce Rusya’yı hedef almıştır. Dolayısıyla Rusya 2030’a kadar hem içerden isyanlarla hem de dışarıdan müdahelelerle parçalanmaya devam edecek görünüyor.

2030’a kadar yürütülecek bir programla Rusya parçalanarak şehir devletçiklerine dönüşecektir. . Ukrayna bahanedir. Kanal İstanbul ve Ukrayna’ya insansız hava araçları projesi de bu program çerçevesindedir. Emekli amiraller, açılan dava ile susturulmuş böylelikle halkımıza Montrö Boğazlar Sözleşmesi unutturulmuştur.

3 Aralık 2021’de Al Jazeera’de yayınlanan “Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ne kadar gerçek?” başlıklı yazıda Ukrayna’nın Batı ve Türkiye üzerinden silahla donatıldığı iddia ediliyordu.

Ayrıca Putin, Ukrayna’ya sofistike silahlar gönderilerek Rusya’nın kırmızı çizgilerinin görmezden gelindiğini söylüyordu.

Son olarak Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi, Türkiye’den boğazları Rus gemilerine kapatmasını istedi. Peki, Karadeniz’e sınırı olmayan ABD gemilerinin şu an Karadeniz’de ne işi var diye soran yok hatta medyada bazı uzmanlar(!) Türkiye’ye verilen görev bu diye söyleyebiliyorlar. Yazık…

Görülen o ki bölgede ABD emin adımlarla, BOP eşbaşkanları ile birlikte Rusya’yı parçalama yolunda hızla devam ediyor.

Tüm bu oyunları bozacak tek bir şey var. Türkiye’de gerçekleşecek seçimler.

Millet İttifakı’nın anketlerde önde çıkması ışığında değerlendirme yapacak olursak iktidar kaybedecek görünüyor. Seçim tarihi için Haziran ayından önce bir netlik beklenmiyor.

Türk Milleti tarihin akışını yüz yıl önce değiştirmiş bölgede emperyalizmi yenmişti.

Tekrar başarılabilir…