8 Aralık 2021 günü iktidara yakın A haber ve Cnntürk’te alt yazı ile geçen bir haber dikkat çekiciydi.Haberin özeti; isteyen devlet memurunun emekli sandığındaki birikimini, özel emeklilik sigorta şirketlerine aktarabilmesinin yasal düzenlemesinin yapıldığı şeklindeydi! Yanlış mı okudum diye bekledim tekrar okudum. Ne yazık ki yanlış okumamıştım…

Bu habere göre devlet, memuruna iş verecek, maaş verecek ama emekli kesintisini özel şirketler alacak. Haliyle emekli sandığı özelleştiriliyor mu sorusunu sorabilirsiniz ya da devlet memurluğu kalkıyor mu sorusunu sorarsanız herhalde çok daha yerinde bir soru olur.

İktidarın, memura maaş verip emekli işlemlerini istediğin şirketten yap demesi basit bir değişiklik olarak değerlendirilemez. 1928 yılında Memurin Yasası ile başlayan devletin memurluğu bugün 657 sayılı Devlet Memurluğu Kanunu olarak yer almaktadır. Hedefi 657’nin kaldırılmasıdır diye düşünüyorum.

BES denilen uygulama ile bu yasal düzenlemenin alt yapısı topluma zaten kabul ettirilmiştir. Bu düzenleme ile aslında devlet memurunun iş güvencesi elinden alınmaktadır. Birçok kişinin farkında olmadığı bir durumdur. Nasıl ki özel okulları teşvik vererek eğitimin milli olmaktan çıkarılması hedefleniyorsa burada da devlet memurluğu kaldırılmak istenmektedir.

Ne var bunda canım özelleştirme her kurumda zaten var diyebilirler. Bizde özelleştirmenin ne olduğu doğru bir şekilde anlatılmadığı için ya da kasıtlı olarak çarpıtıldığı için bunun tehlike olarak görülmesi engellenmek istenebilir.

Kamuoyunda özelleştirme; devletin o sektörden elini çekmesi ve çekerken de vatandaşlarına satması olarak algılanmaktadır.

Oysaki ABD’nin desteği ile 16 Nisan Referandumu sonucu ortaya çıkan rejim de, özelleştirilen kurumun adı Türkçe kalsa bile sahibinin yabancılar olmasının önünde bir engel yoktur. Aksine kendi kişisel çıkarları için yabancılarla işbirliğine giren BOP’ta görev alanlar bunu bizzat gerçekleştirmektedir. Türk telekom gibi, Antalya Hava Limanı gibi, Antalya Limanı gibi, Aselsan gibi.

İktidar 19 yıl boyunca hazırladığı anayasa taslaklarına bakıldığında üniter yapıyı vesayetçi yapı diyerek yıpratmaya ve anayasanın değiştirilemez maddelerini değiştirerek eğitim ve sağlık başta olmak tüm hizmetleri yerele devretmeyi hedeflemektedir.

Emekli sandığının özel şirketlere devredilmesi ve 3600 ek gösterge meselesi birbirinden bağımsız değildir. Ek göstergeyi alırsın, sözleşmeye imza atarsın, devlet olmayınca memuru da olmayacağından bir taşeron şirket üzerinden işe başlarsın.

Öğretmene ve doktora ek zammında sınavının sözlü olacağını vatandaşlarımız biliyor mu? Memurlarımız biliyor mu? Türkiye’de sözlü sınavlarda kimler başarı gösteriyor bilen var mı?

Millet İttifakı başta olmak üzere tüm muhalefet aralarındaki tüm ayrılıkları erteleyerek ABD’nin ülkemizde sosyo ekonomik, siyasal ve kültürel düzeyde yürüttüğü BOP’u sonlandırmalıdır. Parlamenter sisteme dönüş şarttır…