Normalleşme sözcüğü Covid-19 salgını ile birlikte sıkça duymaya başladığımız bir sözcük olarak hafızamıza kazınıyor. Normalleşme kararları, yeni normalleşme kararları, kademeli normalleşme vb. tanımlar yapılıyor.

Bir de İsrail ile Müslüman ülkelerin yaptığı ve esas adı Abraham/İbrahim Anlaşmaları olan ve basında İsrail ile normalleşme anlaşmaları olarak yer alan Ortadoğu’nun normalleşmesi var!

İsrail’in Kudüs’ü nasıl normalleştirdiğini hep beraber görüyoruz. Filistin’in başkenti olan Kudüs’ü üç dinin ortak yönetmesi önerileri normalleştirilmeye çalışılıyor.

Elbette Suudi Arabistan’daki kutsal şehirlere de bir normalleşme ayarı yakında yapılır…

Aslında hiçbir şey normal değil. Toplumun yapısı, eğitimi, ekonomisi, devlet yapısı, gıda sektörü başta olmak üzere hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak görülüyor. Birçok iş kolu yok oluyor. Devletler sıfırlanıyor, ekonomileri normalleşme sihri ile buhar oluyor…

Tüm bunları normalleştirmenin son noktası olarak da yeni anayasa tuzağı hazırlanıyor.

ULUSAL BAYRAMLAR

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Bayramı’nda her yıl olduğu gibi neden ilin yetkilileri kutlamaya katılmadı sorusu gündeme geldi.

5 Mayıs 2021’de ulusal bayramlar yönetmeliği değişti. 2012’ye kadar ilin yetkilileri tüm bayramlarda yer alırken o tarihten sonra 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı’nı Milli Eğitim Bakanlığı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı ise Gençlik ve Spor Bakanlığı kutlar oldu.

En önemli değişiklik ise demokratik kitle örgütlerinin çelenk sunması yasaklandı. Yani halkın bayrama katılması, kutlaması yasaklandı… Kutlarsam da beni kutlarım ve istediğim gibi kutlarım mesajı verildi…

Anayasamız, her yurttaşa bayramları kutlama görevi verir. Kutlamasını da kimse engel olamaz, anayasal haktır…

Parlamenter sistem tekrar inşa edildiğinde böyle bir yönetmelik olmayacaktır.

Halk bayramlarını coşku ile kutlayacak, geleceğimiz olan çocuklarımıza, gençlerimize ulusal tarih bilinci tekrar verilecektir.