Futbolun içinde matematik var, psikoloji var, zeka var, akıl var, yetenek var, liderlik var, fizik kondisyon var, sürprizler var, para var şans var, şansızlık var, başarı var, başarısızlık var, iyi yönetim var, kötü yönetim var, var oğlu var. Kısacası hayatın içinde ne varsa futbolun içinde de o var. Bu yüzden futbol bütün dünyada büyük ilgi görüyor. Bazen ülke gündemini bile aşıyor. Peki, futbolun içinde olan unsurlardan Antalyaspor'da ne eksik de takım istenilen sonuçları alamıyor. Bunu anlamak için GS maçı hariç (Çünkü GS maçının sonucu normal) son iki maçımızı baz almak yeterli.

Konya ve Kasımpaşa maçlarında 90+2’de yenen goller, matematiğe göre takımın fizik kondisyonunun yetersiz olduğunu ve dakikalar ilerledikçe performansın düştüğünü, ama paradokstan bakınca da şanssızlığı gösteriyor. Siz olsanız matematiğe göre mi. şansa göre mi sonuca bakarsınız. Benim tercihim matematikten yana. Buradan ne çıkıyor, takım son düdük çalana kadar saha da diri kalacak ve bu diriliği sağlamak için daha çok çalışacak.

İkinci bir konu takımı yönlendirecek lider lazım. Örnek geçmişte Eto'o. Bu da eksiklerden biri. Üçüncüsü golcü yok. Böyle sahada 90 dakika kalacak koşmasa bile skoru her an değiştirme yeteneği olacak bir futbolcumuz yok. Örnek Podolski. Son eksiğimiz de orta saha. Dinamo gibi ileri geri çalışacak takımı sırtlayacak yetenekte iki oyuncu lazım. Kısacası bu verilerin ışığı altında gözüken o ki Antalyaspor'un kupada final ve lig beşinciliği şansa değil matematiğe bırakılmış ve başarılı olunmuş. Yani başarıya giden yol belli. Eskilerin dediği gibi Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok.

Sonuç; Eğer Antalyaspor devre arası transferinde bu eksiklerini kapatamazsa işi çok zor. Top artık futbolcularda değil yönetimde. Futbol dolu günlerde hoşça kalın.