Ak Parti için "tek adam partisi", Ak Parti iktidarı için "tek adam iktidarı" söylemi, Ak Partili olmayan vatandaşların literatürüne yerleşmiş durumda. MHP'nin de genel başkan Bahçeli'nin her dediğinin kanun olduğu bir tür emir komuta partisi olduğu söylenebilir. Demokratik merkez partisi görünümündeki CHP ve İyi Parti'de durum ne kadar farklı? Bu iki partide parti alt yönetimleri ve üyelerinin görüş belirtme hakkı olsa da karar verme hakkı yok. CHP ve İyi Parti tabanı, parti genel merkezlerinin "Ben bilmem merkez bilir" dayatmasına boyun eğmiş, teslim olmuş durumda. Bu durum, seçimler söz konusu olduğunda hedeflenen ya da arzulananın tersi sonuçlar üretebiliyor. Karar mekanizmalarından parti alt yönetimleri ve partililerin dışlanmış olması, Kepez ve Aksu'yu her iki partinin de eline birer bomba olarak bıraktı.
*****
Bu bomba, Ak Parti'de Büyükşehir Başkanvekilliği dahil birçok kademede görev yapan Mesut Kocagöz'ün adaylığını açıklamasıyla Kepez CHP'de infilak etti. Kocagöz'ün adaylığını açıklaması parti tabanında "Yeni bir Erdal Öner vakası" olarak karşılık buldu. "CHP'ye oy vermem", "İstifa ederim" diyenlerin sayısı az değil. "Biz bu işi yapamayız, bu işi yaparsa Ak Partililer yapar diyorsanız aday göstermeye ne gerek var, Kepez'in belediye başkanı zaten Ak Partili" diyenler var. Bu tepkilerin akıp birleştiği ana söylem, "Büyükşehir için Kepez kilit ilçe. CHP, ikinci bir Erdal Öner vakasıyla sadece Kepez'i değil, Büyükşehir'i de kaybeder" şeklinde.
*****
CHP Aksu adayı olarak İsa Yıldırım'ı açıkladı. Gelişmeler Yıldırım'ın adaylığının iptal edileceğini, Aksu adayını İyi Parti'nin belirleyeceğini gösteriyor. Bu durum İsa Yıldırım ve CHP Aksu yönetimi başta olmak üzere onu destekleyenlerin ayaklanmasına neden oldu. "İsa Yıldırım'ı yedirmeyiz" diyen bir grup tepkisini ilçe binası önünde bir araya gelerek yüksek sesle dile getirdi. Aksu için çizilen senaryo, "Adaylığı iptal edilen İsa Yıldırım bağımsız olarak seçime girer, yüksek oranda oy alır, CHP - İyi Parti ittifakının Aksu'da seçim kazanma şansı varsa da yok olur" şeklinde. Bu senaryoyu çizenler, boşa sallamış da sayılmaz.
*****
Hatalar ardı ardına gelince CHP'nin seçim kazanmasına garanti gözüyle bakılan Muratpaşa ve Konyaaltı için de hesaplar yapılmaya, senaryolar düzülmeye başlandı. İşte o senaryolardan biri: "CHP’de özellikle Büyükşehir, Aksu, Kepez ve Konyaaltı için sancılı geçen aday belirleme süreci, meclis üyeliği adaylarının belirlenmesiyle yeni bir boyut kazanacak. CHP’nin içinde bulunduğu bu durum, Konyaaltı’nda Ak Parti için ciddi bir fırsat anlamına gelmekte. CHP’nin adayının ‘yerli’ olmaması belediye çalışanlarında bile endişeye neden olmuş durumda. 'Tanımadığımız biri geleceğine, varsın Ak Partili olsun bildiğimiz biri gelsin' cümleleri yüksek sesle dillendiriliyor. AK Parti’de ismi geçen ‘yerli’ adaylar arasında Durali Kolpak adı öne çıkıyor. CHP’li olmamasına rağmen 'içimizden biri' denilerek Muhittin Böcek’e verilen oylar, yine 'içimizden biri' denilerek Durali Kolpak ile Ak Partiye çekilebilir." Bu cümleler, Konyaaltı'nın önde gelen Ak Partililerinden birinin cümleleri. Muratpaşa ve Konyaaltı'nda CHP'nin dışında bir parti ya da ittifakın seçim kazanma şansının olmaması ya da çok az olması, bu cümlelerde dile getirilen gerçeklerin yabana atılmasını gerektirmez.