Okulların açılması ile öğrenci ve öğretmenler yaklaşık 2 yıl sonra sınıflarına girip asli hayatlarına dönüş yaptı. Yaşları nedeni ile geride kalan sürenin büyük bölümünü sokağa çıkma kısıtlamasına maruz kaldıkları için evlerinde geçiren öğrenciler için yeni bir hayat başladı.

Okulların açılması, normale dönüş ve eğitim hayatının tekrar başlaması, özellikle toplum psikolojisi açısından çok önemliydi. Öğrenci okula gittiği için veliler işine gidebildi, öğretmenler işlerinin başında yer aldı, sektörden doğrudan ya da dolaylı yararlanan sektörler de yeniden doğdu. Kırtasiyeler, servisçiler, esnaf gibi pek çok sektör okulların açılması ile derin bir nefes aldı.

Okulların ilk günü, küçük istisnalar dışında gözle görülür bir aksama yaşanmadı. Sezonun açılışı nedeni ile düzenlenen törenlerde maske, mesafe ve hijyen kurallarına azami dikkat edildi. Velilerin okul bahçesine girişine kısıtlama ya da yasak getirildi. Çocukların ateşleri ölçüldü, rahatsızlıklarının olup olmadığı sorgulandı. Yani eğitim sezonu için gerekli hazırlığın yapıldığı gözlendi.

Ancak aradan geçen sürede yeterli okul yapılmadığı, ihtiyaç duyulan öğretmen ataması gerçekleşmediği için kalabalık sınıflara çözüm bulunmadığı gözlendi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı son genelgeye göre, pozitif vaka çıksa bile eğitime tekrar ara verilmeyeceğini anlıyoruz. Bakanlığın genelgesine göre; öğretmende pozitif vaka çıkması durumunda, öğrenciler izlemeye alınacak ve okula devam edecek. Öğretmenler de izlemeye alınacak ve eğitim vermeye devam edecek. Pozitif vaka çıkan sınıfta görev alan öğretmenler ve o sınıfın diğer öğrencileri, okul girişinde 14 gün boyunca günde en az iki defa semptom sorgulaması yapılarak ateş ölçümleri gerçekleştirilecek ve bunlar kayıt altına alınacak.

Öğretmenin pozitif vaka çıkması durumunda ise, öğretmenin okul dışında riskli bir teması yoksa ilk pozitif vaka çıkan sınıftaki tüm öğrenciler yakın temaslı kabul edilecek. Bu öğrenciler eve gönderilecek ve 14 gün boyunca temaslı takibine alınacak. Ayrıca bu durumda okulda tüm öğretmenler temaslı kabul edilecek ve maske takmak koşuluyla okula devam edecekler.

Yani genelgede eğitime ara verilmesi şıkkı bulunmuyor.

Pozitif vaka çıkmasını ve eğitime ara verilmesini artık kimse istemiyor. Hayatın tamamen normalleşmesini ve herkesin işini tam ve kısıtlamasız yapmasını gerçekten çok istiyoruz. Ancak okulların fiziki durumu ve öğretmen sayısının yetersiz olması insanı endişelendiriyor.

Geçtiğimiz yıl bu zamanlar da kısmen normalleşmeye başlanmıştı. Kış mevsiminin gelmesi, insanların kapalı mekanları doldurması ve diğer etkenlerle tam kapanmadan kaçamadık.

Bu yıl daha fazla normalleşme gözleniyor. Aşı sayısında gelinen noktanın da etkisi ile bundan geri dönüş de mümkün gibi görünmüyor.

Belediyeler, okulları, camileri, servis araçlarını ve toplu taşıma araçlarını dezenfekte etmeye çalışıyor. Parti ayrımı gözetmeksizin tüm belediyelerin elinden geleni yaptığını gözlemliyoruz.

Umarız Milli Eğitim Müdürlükleri de gerekli önlemleri almıştır, hiç istenmeyen kısıtlama günlerine geri dönmeyiz. Sınıfların fiziki durumları ve öğretmen sayısının yetersizliği bu konuda iyimser olmamızı engellese de, temennide bulunmaktan başka çaremiz kalmıyor.