Sık sık belirtiyorum, tekrarlayayım, Türk futbolunun en önemli sorunu; yönetimdir. Yönetimler kulüplerin veya camiaların geleceğini belirliyor.

En yakın örnek, Alanyaspor ve Antalyaspor. İki kulüp de yakın tarihe kadar kötü yönetiliyor ve sürekli borcunu artırarak bataklığa saplanıyordu. Alanyaspor son dönemlerde düzlüğe çıktı, Antalyaspor da bu sezon akıllı hamlelerle tünelin ucundaki ışığı görmeye başladı.

Alanyaspor’un başarısında Hasan Çavuşoğlu ve ekibinin rolü çok önemli.

Antalyaspor’da da Aziz Çetin ve ekibi. Yani iki kulübün geleceğini de yönetimler belirliyor.

Öncelikle taklitçi ve özenti yönetim modellerinden vazgeçen iki başkan, sadece kendilerine ait olan radikal kararlar alarak bu noktaya geldi.

Türkiye’de Aziz Çetin dışında bir başkan Nuri Şahin kararı alamazdı. Çünkü riski çok büyük ve tutmaması halinde bedeli çok ağır olabilirdi.

Ancak öyle bir hava yakalandı ki; sadece Türkiye değil Avrupa bile şu anda Nuri Şahin’i ve Antalyaspor’u konuşuyor. Özellikle Almanya’da Nuri Şahin ile Antalyaspor’un birkaç yıl sonra nerelerde olabileceği tartışılıyor.

Peki Türkiye’de…

5 maç kazanamayınca yüklü tazminatı ile birlikte kovduğumuz teknik adamları, 5 maç kazanınca kahraman yapmaya devam ediyoruz.

Nuri Şahin ilk yarının son bölümünde 8 maçlık kazanamama serisi yakalamıştı. O dönemde stajyerliği, acemiliği, iş bilmezliği ve daha birçok özelliği yazılıp söyleniyordu. 10 maçlık yenilmezlik serisinin ardından ise aynı kişiler Nuri Şahin’i nereye koyacağını şaşırdı. Milli Takıma uygun görenler var, Fenerbahçe, Galatasaray gibi kulüplere yakıştıranlar var.

Bu tür tercihler ve hamleler nedeni ile bazı ülkelerin dış borcu kadar borç içinde olan bu kulüpler, hiçbir zaman borçlarını ödemeyi düşünmüyor. Anadolu’da varlık gösteren ve gelecek vadeden her isme kancayı atıp yok ediyor. Adeta Türk futbolunun imha gücü haline gelmişler.

Son günlerde Nuri Şahin’i Galatasaray’a transfer ettiler! Hatta aklı evvel bir başkan adayı, Nuri Şahin ile sezon sonu görüşeceklerini bile açıkladı.

Nuri Şahin’in kişisel tercihi, kariyer planı, kulübü Antalyaspor’un görüşü ve diğer etik değerlerin hiç birisi gündeme dahi gelmedi. Onlara göre; Galatasaray isterse alır, diğer kulüpler figürandır. Aynı mantık Fenerbahçe ve Beşiktaş’ta da var.

İşte bu yüzden son 9 ayda 4 büyük olarak adlandırılan takımların toplam zararı 1.1 Milyar TL, İşte bu yüzden Fenerbahçe’nin toplam borcu 6.2 Milyar, Beşiktaş’ın 4.8, Galatasaray’ın 4 ve Trabzonspor’un 2 Milyar TL.

“Borç namustur” kültüründen gelen bir milletiz, bu kulüplere başkan olmak isteyen haysiyetli insanlar, öncelikle bu borçları nasıl ödeyeceklerini açıklamalılar. Aksi takdirde her başkan daha çok borç yapma yarışına girer. Antalyaspor gibi doğru bir yapılanmaya giren kulüplerin de işlerine çomak sokarlar.

Bilmiyorlar ki; Nuri Şahin futbolcuyken bile bu takımların tekliflerini kabul etmemiş ve Antalyaspor’a gelmiş. Teknik adam olarak gitmesi halinde 2 ay sonra kovulacağının farkında. Zaten kariyer ve eğitim olarak, etik dışı hareket eden insanlarla muhatap dahi olmayacak kadar planlı bir kişilik. Gerçi 5 dil biliyor. 6’ncı dili öğrenmeli ve bu tür etik dışı insanlara ve hareketlere karşı kullanmalı. Her şeyden önce sayıyı öğretmeli bu saygısızlara.

Türk futbolunun kurtuluşu, Nuri Şahin’in öğreneceği 6. dilde.