Antalya sporunun en önemli sorununun tesis olduğunu sürekli belirtiyor, gündemde tutmaya çalışıyorum. Genç bir nüfusa sahip olan kentte, her branştan tesise ihtiyaç olduğunu ısrarla belirtiyorum.

Geçtiğimiz hafta İbradı’ya giderek, ASKF’nin yaptırdığı Spor Köyü Projesi’ni yerinde görme fırsatı buldum. Tamamlandığında Antalya’nın yanı sıra tüm Türkiye için büyük kazanç olacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Sadece futbol değil, plaj voleybolu, tenis, okçuluk ve kros brançlarında kampların yapılabileceği, turnuvaların düzenlenebileceği tesisin mimarı ASKF Genel Başkanı Metin Bulut ve katkı koyan herkesi ayakta alkışlıyorum.

Antalya’nın spora kanalize olmakta zorlanan gençlerinin kötü alışkanlıklar edinmemesi için tesis yapımı büyük önem taşıyor. Vitrin branşlarda mücadele eden takımların başarılı olması ve gençlere örnek gösterilmesi için tesisleşmeye geç de olsa gereken önem verilmeli.

Bir sahil kenti olan Antalya’da tam olimpik yüzme havuzunun olmaması gibi bir ayıpla yaşıyoruz.

Olan sahaları yıkıp yerin beton dikme vizyonuna sahip kişiler tarafından yönetildiğimizi defalarca gördük, görüyoruz.

Antalya’nın Avrupa kupalarında mücadele eden ve tur atlayan tek takımı olan Konyaaltı Belediyespor, EHF CUP’ta tur atlayarak Ukrayna ekibi Galychanka Lviv ile eşleşti. Ukrayna savaş ortamında olduğu için deplasman maçının nerede oynayacağını merak ediyorduk ki, asıl merak edilmesi gereken konunun Konyaaltı’nın nerede maç yapacağı olduğunu anladık.

Lig maçlarının oynandığı Akdeniz Üniversitesi Mavi Salon, standartlara uygun olmadığı için Avrupa maçına ev sahipliği yapamıyor. Elde kalan tek salon Antalya Salonu. Koca şehirde bir tek salon olunca ve programı aylar önceden belirlenince, bu salonda maç yapmak neredeyse imkansız oluyor. EHF CUP 2. Maçının oynanacağı Aralık ayında salon dolu görünüyor. Organizasyonların iptal edilmesi mümkün olmayacağına göre alternatif aranıyor. Bu maçın Antalya’da başka bir salonda oynanması neredeyse imkansız. O halde Burdur veya Ankara ihtimalleri değerlendiriliyor.

Son yıllarda elde edilen başarılar nedeni ile ciddi bir taraftar kitlesine sahip olan Konyaaltı Belediyespor kadın Hentbol Takımı, tarihinin en önemli maçını oynamak için büyük ihtimalle Ankara’nın yolunu tutacak. Bu kelimeyi yazarken ben rahatsız oldum. Yıllardır Antalya’ya ikinci bir salonu kazandırmayanların ne hissettiğini ise merak bile etmiyorum.

Galychanka Lviv takımı, ülkesi savaşta olduğu için Polonya Ligi’nde yarışıyor. 20-21 yaşındaki genç Polonyalı sporcularla zorlu şartlarda ayakta kalmaya çalışıyor.

Antalya ekibi, “İki maçı da Antalya’da oynayalım, misafirimiz olun” teklifinde bulunmaya hazırlanırken, salonlarının olmadığı gerçeği ile yüzleşiyor.

Konyaaltı Belediyespor ise Dünya’nın en güzel şehrinin temsilcisi olmasına rağmen, salon olmadığı için maçlarını oynayacak şehir arıyor. Ülkemizde bir savaş yok ancak savaşsız ortamda tahrip olan düşüncenin ürünü olarak böyle bir tablo ile karşı karşıyayız.

Ayıp çok büyük ve affedilir cinsten değil. Bu şehrin mülki amirleri, milletvekilleri, Karum kurum ve kuruluş temsilcilerinin rutin işlerden başını kaldırıp gerçek gündeme dönme zorunluluğu var.

Antalya’nın başta salon ve havuz olmak üzere çok sayıda spor tesisine ihtiyacı var.

Gençler, bir ülkenin geleceğine yön verecek bireylerse onları doğru ve sağlıklı ortamda sporla yetiştirmeli ve teşvik etmeliyiz.

Antalya’nın bu ayıbı mümkün olan en kısa sürede temizlenmeli. Yoksa kötü alışkanlıklara başlama yaşı her geçen gün düşen gençleri kaybediyoruz.