Normal hayatta olduğu gibi futbolda da şans ve uğura çok inanmam. Çünkü bir Rus özdeyişinde de belirtildiği gibi, “Şans, hazırlıkla fırsatın karşılaştığı köşe başıdır”. İyi hazırlanmaz ve bulduğunuz fırsatları değerlendiremezseniz, şans da, uğur da size hiçbirşey yapamaz.

Ancak bazen öyle olaylara şahit oluyoruz ki bu iki kelimeden birini kullanma zorunluluğu hissediyoruz. Konuyu, Antalyaspor’un 5-2 kazandığı Trabzonspor maçından sonra aynı skorla Gaziantep’e mağlup olmasına getirmeyeceğim.

Birbiriyle çok benzeşen, mekanı ve hikayesi neredeyse aynı olan iki maçtan bahsedeceğim.

Geçtiğimiz sezon Süper Lig’in 13.haftasında Yeni Hatay Stadı’nda Hatayspor’a konuk olan Antalyaspor, farklı galip geleceği bir maçı 3-1 kaybetmişti.

Şöyle ki; 20 Kasım 2011’de Hatay Stadı’nda güçlü rakibine konuk olan Antalya, ilk yarıda oyunun tek hakimiydi. Bünyamin Balcı, Paul Mukairu, Fredy Ribeiro ile çok sayıda fırsattan yararlanamadı. Savunmanın az adamla yakalandığı bir pozisyonda El Kaabi 45.dakikada Hatayspor’u 1-0 öne geçirdi. İlk yarının uzatma dakikalarında Fredy’nin üst direkten dönen topunu Mukairu tamamlayarak devrenin 1-1 tamamlanmasını sağladı. Maçın devre arasında görüştüğüm Antalyasporlu yöneticilerin, “4-0 önde olmamız gereken maçı 1-1 tamamlayabildik” sözleri hala kulaklarımda.

İkinci yarıda Antalyaspor gol için öyle bir baskı kurdu ki ev sahibi ekip santrayı bile geçemiyordu. 69.dakikada son adam olan Bünyamin’in kaleci Boffin’e göndermek istediği top kısa düşünce araya giren Ruben Ribeiro Hatay’ı 2-1 öne geçirdi. Bu pozisyondan sonra Bünyamin’e moral vermek isteyen Nuri Şahin’in saha kenarına çağırdığı oyuncusuna sarılarak motive ederken çekilmiş fotoğrafları hala ortalıkta geziyor.

Bünyamin’in kişisel hatasına rağmen oyundan kopmayan Antalyaspor, beraberlik için saldırırken 85. dakikada ceza alanı içinde topa eliyle müdahale eden Fedor Kudryashov penaltıya sebep oldu ve Mame Diouf’un golüyle Hatayspor 3-1 galip geldi.

Antalyaspor, rahat galip gelebileceği bir maçı farklı kaybetmek zorunda kaldı.

26 Ağustos 2022. Bu kez 2022-2023 sezonunun 4. haftası ve yine aynı stat. Gaziantep’in cezası nedeni ile Hatay Stadı’nda oynanan maçın hikayesi de, gollerin gelişi ve atıldığı kale de aynı oldu. Boffin’in bireysel hatası ile yenen gole rağmen ilk yarıyı 2-1 önde tamamlayan Antalyaspor’da, Haji Wright’ın attığı iki gol de, bir sezon önce Mukairu’nin fileleri havalandırdığı kaleye denk geldi. İsimleri farklı da olsa Antalyasporlu yöneticiler, devre arasında çay içerken aynı mekanda yine “İlk yarıda farklı galip gelmeliydik” sözünü kullandı.

Maçın ikinci yarısında Kudryashov ve Fernando’nun bireysel hataları nedeni ile sebep olduğu goller de, bir önceki sezon Ruben Ribeiro ve Mami Diouf’un gol attığı kaleler oldu. Geçtiğimiz sezon Bünyamin ve Kudryashov’un bireysel hataları ile belirleyici olduğu Antalyaspor’da bu sezon Boffin, Fernando ve yine Kudryashov takımını yakan isimler oldu.

Bazı takımlar, bazılarına ters gelebilir. Bazı teknik adamlar, hangi ekibin başında olursa olsun bazı takımlara karşı üstünlük sağlayabilir.

Ancak bir stadın bir takıma bu kadar ters gelmesine ilk kez şahit oluyorum. Statta oynanan maçın gidişatı, hikayesi, detayları ve hatta bireysel hatalarla atılan gollerin bile aynı kaleye denk gelmesi sadece tesadüf olamaz. Hatay Stadı’nın, şehir merkezi tarafındaki kale, iki sezondur Antalyaspor için adeta kabus oldu.

İki maçı da canlı olarak izledim. 2023’ün ilk günlerinde 17. hafta maçında oynanacak Hatayspor-Antalyaspor müsabakasını da yerinde izlemeyi planlıyorum. Bu maçın hikayesinin de aynı olması halinde Hatay Stadı’nı Antalyaspor için ‘uğursuz’ ilan edeceğim.

Şans ve uğura çok inanmayan biri olarak, Antalyaspor’un önce çok çalışıp sonra bulduğu fırsatları iyi değerlendirerek bu talihsizliğine son verebilecek potansiyele sahip olduğunu da biliyorum. ‘Şans’ın zeki insanların etrafında dolaştığını söyleyenlerin haklı çıkıp çıkmadığını da yeni yılın ilk günlerinde göreceğiz.