Peş peşe gelen zamlar, birçok işyerini ve işvereni kilitlemiş durumda. Bireysel işletmelerin yaşadığı sıkıntılar toplum tarafından çok hissedilmese de kamu görevinin yapıldığı sektörlerde hayat durma noktasına geldi.

İlaç, gübre, akaryakıt gibi temel girdilerin zamlanması, tarım sektörünü ciddi anlamda sarstı. Tarımsal üretimin sekteye uğramaması için formül arayışları sürerken, akaryakıtta sonu gelmeyen zamlar, ulaşım esnafını tükenme noktasına getirdi. Normal şartlarda 1 yılda gelmesi gereken zamlar, neredeyse haftalık gelmeye başlayınca, esnaf direnmeyi bıraktı ve teslim bayrağını çekti.

Antalya’da 489 özel halk otobüsü var ve hergün yüz binlerce insanı işyerine, okula, çarşıya, pazara taşıyor. Bir kamu görevi yaptıkları için de sorunları kentte yaşayan herkesi doğrudan etkiliyor.

Geçtiğimiz yıllarda, halk otobüsü olan bir esnafa ‘zengin insan’ gözüyle bakılırdı. Son yıllarda ise zarar eden bir işletme sahibi gözüyle yorumlanıyor.

Özellikle pandemi döneminde maliyetleri artan ve gelirleri azalan bu insanlar, son zamlardan sonra pes etme noktasına geldi.

Son 4-5 ayda mazota gelen yüzde 130’luk zam, çıkış yollarını tıkadı.
Önce Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde durum değerlendirme toplantısı yaptılar. Merkezi hükümetten, akaryakıttan alınan KDV ve ÖTV’nin, toplu taşıma araçlarından alınmamasını, Büyükşehir Belediyesi’nden de, kilometre başına verilen 1 TL’lik mazot desteğinin 2 TL’ye çıkarılması konusunda görüş birliğine vardılar.

Sert tartışmaların yaşandığı toplantının ardından toplu olarak AK Parti İl Başkanlığı’na gittiler. İl Başkanı yerinde olmayınca nöbetçi il başkan yardımcısı Haydar Pala ile görüşüp, yazılı hale getirdikleri taleplerini ilettiler. Oradan çıkıp toplu hale Büyükşehir Belediyesi’ne giden esnaf, Genel Sekreter Yardımcısı Tuncay Saruhan ile görüştü. Ulaşım esnafının Büyükşehir Belediyesi’nden talebi netti. Esnaf adına konuşan Antalya Otobüsçüler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yasin Arslan, mazot desteğinin artmasını ve kilometre esaslı modelin uygulanmasını talep etti.

Beklenen destek gelmeyince, duyumlarımıza göre 200 esnaf aracını çekti. İflas ettiği belirtilen bu araç şoförlerinin çekilmesi ile şehir içi ulaşım çorbaya döndü. Araçlar gelmiyor, gelenler dolu geliyor, şoförler gergin, yolcular tepkili… Özellikle sabah ve akşam mesai saatlerinde duraklar, gelmeyen otobüsleri bekleyen insanlarla doluyor. İşine geç kalan, evine gece yarısı dönebilen, randevusuna geç kalan insanlar, bunun acısını şoförden çıkarıyor ve kavganın şiddeti her geçen gün artıyor.

Bugün toplu taşıma esnafının geldiği nokta, dayanılmaz boyuta ulaştığı için ayyuka çıkmıştır.

Gelen zamlar ve çekilen araçlardan bağımsız olarak, Büyükşehir’in bu sorunu çözmesi gerekiyor. Gelen zamlar nedeni ile merkezi hükümetin sorumluluğu vardır ve halk bunun hesabını sandıkta soracaktır. Ancak en az sorunla işleyen bir şehir içi toplu taşıma konusun da Büyükşehir’in sorumluluğundadır. Yetkililerin duraklarda ve araçlarda yaşanan sorunlardan haberi var mı bilinmez, ancak halkın tepkileri Büyükşehir’e doğru kaymaya başladı.

Toplu taşıma esnafının geldiği durum, toplumun özetidir. Zam haberi alınca soluğu akaryakıt istasyonunda alan ve deposunu son kez zamsız doldurunca ar ettiğini düşünen bir toplum, eninde sonunda acı gerçekle yüzleşir.