Geçtiğimiz sezonun kadrosuna, verimli olamayan isimleri gönderip daha efektif oyuncularla güçlendiren Antalyaspor ile beklentiler de arttı. Takımın artık sadece defans yaparak değil, hücum varyasyonlarını da düşünerek oynamasını, izleyene keyif vermesini bekliyoruz.

Futbolcu isimleri değişse de, teknik adam ve takımın iskeleti değişmeyince, bu beklenti henüz karşılık bulmadı. Futbolcular ve Ersun Yanal, geçtiğimiz sezon uygulanan 6-3-1 sistemine o kadar alışmış ki, bu psikolojiden kurtulamıyor.

Baştan söyleyelim; ilk haftalarda alınacak her türlü sonuç normaldir. Takımlar tam oturmamışken, yeni transferler takıma uyum sağlamamışken ve herkes milli maç arasını beklerken sabırlı davranmakta fayda var. Ancak alınabilecek puanlar bazı inatlar uğruna alınamıyorsa eleştiri hakkı da kullanılır.

İlk hafta Göztepe maçının devre arasında yapılan Mukairu-Amilton, Poli-Hakan değişiklikleri ile orta alan üstünlüğünü rakibe kaptıran Ersun Yanal, hiçbir iş yapmayan Haji Wright’ı 90 dakika seyredip Gökdeniz Bayrakdar’ı kenarda unutmuştu.

Fenerbahçe maçında da görüntü aynıydı. Takımla birlikte İstanbul’a götürülen Paul Mukairu, 21 kişilik kadroya giremezken, Gökdeniz yine yedek, Haji Wright yine 90 dakika sahadaydı.

Son dakikalardaki penaltı pozisyonuna fazla tıkılıp gerçekleri perdeliyoruz. Son dakikadaki pozisyon penaltı değil, ancak ilk yarıda Atay’ın Ghacha’yı düşürdüğü pozisyon penaltıydı. Sadece penaltı pozisyonlarına takılır kalırsak takımla ilgili gerçekleri göremeyiz.

Ancak sahada hakemden daha formsuz bir isim vardı; Ersun Yanal. İlk iki haftadaki puan kayıpları Ersun Yanal’ın hanesine yazar. ‘Miş’ gibi yapıp koşmayan, ‘miş’ gibi yapıp pres yapmayan, ikili mücadelelerde kaçak güreşen, 1,90 boyuna rağmen hava toplarını rakibine kaptıran, rakip savunmayı tehdit dahi edemeyen Amerikalı Wright ya torpilli, ya da sözleşmesinde ‘Her maç 90 dakika oynar’ maddesi var. Gökdeniz oyuna girdikten sonra neler yaptığını herkes gördü. Gökdeniz gibi bir isim yede kalırken, Mukairu kadroya giremezken bu oyuncu 90 dakika sahada kalabiliyorsa başka ayrıntı konuşmaya gerek yok.

Ersun Yanal’ın tercihlerini görünce farklı yorumlar yapmak kaçınılmaz oluyor. Golcü transferi konusunda sonuç alamayan yönetime ceza veren Yanal, sanki Wringht’i oynatarak yönetimden intikam alıyor. Dışarıya verilen görüntü, “Golcü aldınız da ben mi oynatmıyorum. Elimdeki malzeme bu” demek için Wright’ı ısrarla saha tutuyor. Oysa elinde Gökdeniz ve Mukairu gibi etkili isimler varken, aynı isimde ısrar etmenin başka yorumunu yapamıyorum.

Geçtiğimiz sezon Beşiktaş şampiyon olurken, son haftalarda elinde golcü kalmamıştı. Ancak Gökhan Töre, Nkouou, Adem Ljajic gibi isimler sırayla forvette oynayarak takımı şampiyon yaptı. Ersan Yanal, Sergen Yalçın’dan daha tecrübeli bir isim ve daha iyi sonuç alabilecek kapasitede. Üstelik Beşiktaş’ta orta saha oyuncuları forvet oynadı, Antalyaspor’da ise forvet oynamış ve kalitesini göstermiş oyunculara şans verilecek. Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ta yaptığını, Ersun Yanal’ın Antalya’da yapmamasını iyi niyetle yorumlayamıyorum.

Oyuncu kazanmak için bu tercih yapılıyorsa, Mukairu ve Gökdeniz de kazanılabilir. Üstelik ikisi de genç ve piyasa değeri daha yüksek isimler. Ersun Yanal’ın tercihlerini, oyuncu değişikliklerini ve tavırlarını gördükçe, yönetim ile sorun yaşadığını ve bazı isteklerinin yerine getirilmesi için şartları zorlayıp, Haji Wright’ı inatla oynattığını düşünüyorum. Eğer böyleyse şansını zorluyor. Umarım yanlış düşünüyorumdur.