Son dönemlerde belediye meclis toplantılarında imar planı değişikliklerinin onanmasını izlemeye alıştık.
Partilerin grup kararı ile alınan onaylar nedeni ile meclis üyeleri niçin parmak kaldırdıklarını bile bilmeden beton yığınlarının temelini attı.
O yüzdendir ki, şehir merkezleri artık yaşanamaz hale geldi. Kimyası değişen toplum, artık AVM kültürü ile büyüyüp tamamen tüketici olarak şartlandırıldı.
Antalya’ya uçakla gelenler fark edecektir; kent merkezindeki en büyük yeşil alan Andızlı Mezarlığı. Çevre yolundan aşağıda daha büyük yeşil alan bırakmadık. Antalyalıların solunum sistemleri değişti, nefes almakta zorlanan halk, durumunu düzeltince köylere ve şehir dışına kaçıyor.
Mesleğe başladığım 1995 yılında, Antalya daha yeşildi. Hatta meslek hayatıma 100. Yıl Spor Kompleksi’nde amatör maçları takip ederek başladım. Atletizm ve okçuluk ile birlikte 7 tane saha vardı. Aynı anda 4-5 maç oynanır, önemli maçlar da 1 No’lu çim sahaya alınırdı.
Spor gazeteciliğine başlayanlar, önce 100. Yıl’ın tozunu yutar, orada tecrübe kazandıktan sonra gazeteci olabilirdi.
Şimdi ne 100. Yıl kaldı, ne tozu, ne de mesleğimizdeki tecrübe kazanma yöntemleri.
Söz konusu alanın bir kısmına stadyum yapıldı, bir kısmına da salon. Geriye kalana ise gökdelen yapılacaktı.
Ülkeyi yönetenler bile, dikey şehirleşmeden şikayetçi olurken, Antalya’ya böyle bir hançer saplanması zaten mantıksızdı.
Muratpaşa Belediyesi’nin açtığı dava sonucu bu oyun bozuldu.
Kentin kalbine saplanacak yeni bir hançerin önüne geçildi.
Muratpaşa Belediyesi dünkü meclis toplantısında, 40 bin metrekarelik alan, yeniden spor tesisi olması için onandı. Bundan sonraki süreç kolay. Büyükşehir Belediye Meclisi’nden de onay alınabilirse, Antalya’nın kalbine saplanacak hançerin önüne geçilecek.
Yani Antalya halkının hapsedileceği bir gökdelen yerine, vatandaşların ve özellikle gençlerin spor yapabileceği bir mekan kazandırılacak.
Son yıllarda Antalya şehirciliği için alınan en önemli karar bu olsa gerek.
Çünkü bu kente stadyum yapmak için böyle bir alanı imara açmak katliamdır.
Antalya’nın ülke ekonomisine katkısı ortadayken, kente stadyum yapmayı lütuf olarak görmek kabul edilemez.
Özellikle tarım ve turizm sektörlerinde ülkenin lokomotifi konumundaki Antalya’ya, daha büyük bir stadyum tamamen devlet tarafından yapılabilirdi.
Her devre arası binlerce takımı ağırlayan, 2018 yılında 13 milyondan fazla turiste ev sahipliği yapan, turizmin yanı sıra tarımın da başkenti olan bu kente yapılacak yatırımlar, pazarlıklara tabi olmamalı.
Kent merkezi zaten AVM ve yüksek katlı binalarla doldu. Gençleri bu AVM’lere ve beton yığınlarının içine hapsetmek, Antalya’ya yapılacak en büyük haksızlıktır.
Antalya’ya ve gençliğine hizmet etmek için böyle spor alanları, sosyal tesisler ve aktiviteler düzenlemek zorundayız.
Alanın yeniden spor alanı olarak kazanılmasında emeği geçen Muratpaşa Belediyesi’ni kutluyorum.
Bundan sonraki süreçte, aynı onayın Büyükşehir meclisinde de alınmasını ve hızlı bir şekilde 100. Yıl’ın spor alanına dönüşmesini bekliyoruz.
Herkesin görüşüne saygı duyarım, ancak 100. Yıl’ın yapılaşma yerine spor alanı olarak düzenlenmesi ile Antalya’da 100 yıllık hatadan dönülmüş olacaktır.