Çocukken öğretmenimizin senaryosunu yazıp bize oynattığı bir tiyatro oyunu vardı. Senaryo şu şekildeydi: Öğretmen bizi portakal almaya gönderiyordu; biz "portakal'ı "kör topal" anlıyor; gidip bir kör bir de topal tutup getiriyorduk. Oyun boyunca bu "portakal - kör topal" kısır döngüsü kendini yineleyip duruyordu. Duyumlarımız odur ki, CHP'de de benzer bir tiyatro, bir kısır döngü, kendini yineleyip durmakta. CHP İl ve bazı ilçe yöneticileri, CHP'nin üç Büyükşehir aday adayından ikisi ve CHP Konyaaltı adayı "Portakal" diyorsa, bunu Büyükşehir adayı Böcek - Milletvekili Cavit Arı ikilisi "kör topal" olarak anlayıp, ona göre bir tutum belirliyor ya da tersine Böcek'in "portakal"ı diğerlerinde "kör topal" olarak karşılık buluyor.
*****
Böcek'in adaylığı açıklanıyor, "diğerleri"nden karşılayan olmuyor. Nedenini soruyorsunuz, "Ankara'da idik. Böcek Antalya'ya erken döndüğü için karşılayamadık, kasıt yok" cevabını alıyorsunuz. Böcek ilçeleri geziyor, yanında Arı var, "diğerleri" yok. "Biz, "Neden böyle?" diye yazıp çizdikten sonra "öteki"ler ve "beriki"ler, lütfen bir araya gelip deve güreşi izleyebiliyor. İzliyorlar izlemesine de birbirinin yüzüne bakan, "diğeri"ne gülümseyen yok.
Böcek'in Konyaaltı adayı olarak Semih Esen'i istemediği, işi gücü bırakıp Esen'in adaylığını engellemek için uğraştığı, genel merkez düzeyindeki girişimlerinin ağırlıklı bölümünü bu konunun oluşturduğu yazılıp çiziliyor; Böcek, bunu doğrularcasına Semih Esen'in büro açılışına katılmıyor. Böcek'in katılmama nedenini soruyoruz; cevap, "Meclis toplantısı vardı". Meclis toplantısının saat 14.00'te, Esen'in toplantısının 12.30'da olduğunu hatırlatıyoruz, "Meclisle ilgili grup toplantısı vardı" deniyor.
*****
Rivayet o ki, Böcek Semih Esen'in Konyaaltı adaylığını iptal ettirmek için işi uzattıkça uzatmış. Sorun öyle bir hal almış ki, Ankara'dan CHP'nin yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Seyit Torun Antalya'ya gelmiş, onun başkanlığında milletvekillerinin, il başkanının vb. katıldığı bir toplantı yapılmış; olay yine tatlıya bağlanamamış. Bir başka rivayet, bu nahoş görüntünün son bulmasında etkili olur düşüncesiyle Ümit Uysal, Konyaaltı Belediyesi'nin özel kalemine ulaşıp Böcek'ten randevu ister. Randevu talebini birkaç kez yineleyen Uysal'a Böcek'ten geri dönüş olmaz.
*****
CHP, 24 Haziran seçimleri için milletvekili adaylarını açıkladı. Antalya'nın 14 CHP adayını haberleştirip gazeteye girecektik. CHP deneyimi zirve yapmış bir arkadaşımız "Acele etmeyin, CHP'nin kararları her an değişebilir" uyarısında bulundu. Arkadaşımızın dediği oldu; birkaç saat içinde Semih Esen'in 5. sıra adaylığı iptal edilip, yerine Cavit Arı geçirildi. O gün Semih Esen'i aradım. Bana verdiği cevap, "Partimin aldığı bu karar, benim için okyanustaki çöp tanesi kadar bile sorun teşkil etmez" oldu. Semih Esen'in Konyaaltı adaylığı tartışılamaz diye bir şey elbette olamaz. Böcek'in tercihine uygun düşen aday adayı Esen'den bu işi daha iyi yapacak biri de olabilir. Ama, 24 Haziran öncesinde Esen'in yerine Arı'yı koyan "Adaletin kestiği parmak acımaz" kuralı bugün de geçerliyse, Esen'in başkan adaylığına Böcek'in de Arı'nın da karşı çıkmaya hakkı yok demektir. Daha da ötesi, Esen'in adaylığını Böcek'in de Arı'nın da desteklemesi centilmenlik gereğidir.
*****
CHP bu saatten sonra Semih Esen'i Konyaaltı adaylığından çekebilir mi? CHP'de "olmaz" diye bir şey olamayacağına göre cevap "olabilir"dir. Bu durumda ne olur? CHP örgütü, Türel'le yarışında Böcek'e dostlar alışverişte görsün türünden destek olur. İnatlaşma, CHP Genel Merkezi'nin Böcek'in adaylığını iptal etmesiyle sonuçlanabilir mi? Antalya'da CHP içinde ve toplumda "Böceksever" diyebileceğimiz bir kesim var. Böylesi bir durum, CHP'nin Büyükşehir adayını Konyaaltı örgütünün ve "Böceksever"lerin desteğinden yoksun bırakır. Geriye, CHP'de aylardır oynana gelen "portakal - kör topal" tiyatrosuna son vermek kalıyor. "Tiyatro devam ederse ne olur?" sorusuna cevabımızı geçen hafta vermiştik: Büyükşehir Ak Parti ve Türel'e hayırlı olur. Sadece Büyükşehir değil, Muratpaşa ve Konyaaltı dışındaki birçok ilçe de.