Arıtma çamurunun çevresel etkileri ünlü güreş ağamıza mahkemenin hapis cezası vermesiyle bir kez daha gündeme geldi. Arıtma çamuru konusunun ne kadar büyük bir çevre sorunu oluşturduğunun çoğumuz farkında değiliz. Bu sorunun ne kadar büyük olduğunu, arıtma çamuru dökülen bölgelere gidip görenler bilir. Geçtiğimiz yıl, Korkuteli - İmecik bölgesinde çamur dökülen alanlardan birini ben de gidip gördüm. Çamur dökülen araziye yaklaşınca burnumuzun direğini kıran bir kokuyla karşılaştık. Olay yerine önceden giden arkadaşıma, "Galiba geldik", dedim. "Hayır gelmedik", dedi arkadaşım, "En az 5 kilometre daha var". 5 kilometre beriden duyulan iğrenç bir koku, 5 kilometre ötede sizi neyin beklediğini haber veriyor. Belediyelerin arıtma çamurlarını imha etme işiyle uğraşan firmalara ait kamyonlar ve tırlar ardı ardına geçip çamurlarını döküp döndüler. Benim gördüğüm araçlar, çamurlarını Muğla'dan getirmekteydi. ASAT'ın ve MUSKİ'nin arıtma atıklarının önemli bölümünün döküldüğü bögle burası olmalı.
*****
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın Evsel ve Kentsel Arıtma Çamurlarının Toprakta Kullanılmasına Dair Yönetmelik'inin 5. maddesinde "Ham çamurun toprakta kullanılması yasaktır" deniyor. Yönetmeliğin stabilize arıtma çamurunun kullanma sınırlamaları ve yasaklarını belirleyen 6. maddesinde de, "Stabilize arıtma çamurunun meyve ağaçları hariç olmak üzere toprağa temas eden ve çiğ olarak yenilen meyve ve sebze ürünlerinin yetiştirilmesi amacıyla kullanılan topraklarda kullanılması yasaktır. Stabilize arıtma çamuru kullanım miktarı belirlenirken, yer üstü/yer altı sularının, toprağın kalitesinin bozulmaması ve bitkilerin besin maddesi gereksinimleri dikkate alınır. Toprağın pH değeri 6 dan küçükse stabilize arıtma çamuru toprağa uygulanamaz. Hayvan otlatma ya da hayvan yemlerinin hasadı yapılacak alanlarda stabilize arıtma çamurunun kullanılması durumunda özellikle coğrafi ve iklim durumları dikkate alınarak kullanımdan en az dört hafta sonra hayvan otlatılabilir ya da hayvan yemlerinin hasadı yapılabilir. Stabilize arıtma çamurlarının, içme ve kullanma suyu temin edilen kıta içi yüzeysel su kaynaklarının havzalarında, içme ve kullanma suyu temin edilen yer altı sularının besleme havzalarında ve mutlak, kısa, orta mesafeli koruma alanlarında ve diğer yüzey sularına 300 metreden yakın olan alanlara uygulanması yasaktır. Stabilize arıtma çamurlarının sulak alanlar, taşkın alanlarında ve taşkın tehlikesi olan alanlarda, don ve karla kaplı alanlarda, sature toprakta uygulanması yasaktır. Stabilize arıtma çamurunun doğal ormanlarda kullanımı yasaktır" ifadelerine yer veriliyor. Yönetmeliğin uzayıp giden yasaklar listesinin buraya sadece bir bölümünü aldık. Bizim gidip gördüğümüz alanın Boğaçay havzası içinde kaldığını belirtmeyi de bu arada unutmamış olalım.
*****
Arıtma çamuru konusunun ciddiyeti gazetemiz haberinde yer alan TÜBİTAK raporunun aktardığımız bölümlerinden anlaşılabilir. Yetmedi denilirse, 2 Mayıs 2017 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan İdris Emen'in haberinden de bazı bölümler aktaralım: "Başlangıçta arıtma çamurunun içindeki gübrenin etkisiyle ekinler beklenilenin üstünde hasat verdi. Ancak ardından felaket ortaya çıktı. Arıtma çamurunun döküldüğü tarlalardaki ekinler solmaya başladı. ... Arazilerde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu asıl tehlikeyi gözler önüne serdi. Raporda tarım arazilerinde bulunan ağır metallerin besin zinciri yoluyla serbest hale geçerek yeraltı sularına karışabileceği, bunun sonucunda toprakta, suda ve havada kalıcı etkiler bırakabileceği belirtildi. Tarım arazilerinde bulunan ağır metallerin insan ve hayvan sağlığı açısından tedavisi zor hastalıklara neden olabileceği ifade edilen bilirkişi raporunda, ağır metallerin üreme yeteneğinin körelmesine, bitki ile hayvanların doğal özelliklerinde değişimine neden olabileceği vurgulandı. Raporda arıtma çamurunun tarım arazilerine dökülmesiyle ilgili ise 'İnsan, hayvan ve bitki sağlığı göz göre göre tehlikeye atılmıştır' ifadesi kullanıldı. Tarlasına dökülen arıtma çamurunun hayvancılığı da etkilediğini söyleyen Halil Armutlu, 'İki yıl önce tarlama nohut ekmeye giderken bir kamyonun tarlama arıtma çamuru döktüğünü gördüm. Arıtma çamurunun bulunduğu tarladan çıkan arpayı hayvanlara verdiğimizde hayvanlar düşük yapıyor. 2015 yılında herkes köyümüze gelip kurbanlık almak istiyordu. Şimdi bu arıtma çamurundan dolayı kimse bizden hayvan almak istemiyor. Arıtma çamuru hayvancılığı bitirdi' diyor." Bu işi denetleme yetki ve sorumluluğuna sahip kurum yöneticilerimizi uyarmak için daha fazla söze gerek var mı bilemiyoruz.