Antalya, Türkiye'nin en gözde şehirlerinden biri. Ancak kartpostalları süsleyen deniz manzaralarının ardında her geçen gün ağırlaşan bir ekonomik tablo yaşanıyor. Yaklaşık 500 bin emeklinin hayatını sürdürmeye çalıştığı kentte, vatandaşın gündemi ne siyasi polemikler ne de parti içi çekişmeler değil, ekonomi olmalı.

Bugün en düşük emekli maaşının yaklaşık 20 bin TL, asgari ücretin ise 28 bin TL seviyesinde olduğu bir ortamda yaşam mücadelesi veren yüz binlerce insan bulunuyor. Buna karşın Antalya’da kiralar adeta kontrolden çıkmış durumda. Şehrin birçok bölgesinde 20 bin TL’ye kiralık ev bulabilmek neredeyse imkânsız hale geldi. Ortalama kira bedelleri 20 bin ile 40 bin TL arasında değişirken, özellikle Lara ve Konyaaltı’nın bazı bölgelerinde rakamlar 150 bin TL’ye kadar yükseliyor.

Bu tablo karşısında emeklinin, asgari ücretlinin ya da dar gelirli ailenin önceliğinin siyaset koridorlarında yaşanan tartışmalar olması beklenebilir mi? Son günlerde siyasi tansiyonun yükseldiği bir süreçten geçiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan parti içi mücadele gündemin önemli başlıklarından biri haline gelirken, iktidar partisinin derinleşen ekonomik sorunlar karşısında ortaya koyduğu çözümlerin yetersiz kalması da dikkat çekiyor. Ancak vatandaş açısından bakıldığında bu tartışmaların çoğu ikinci planda kalıyor.

Çünkü mutfaktaki yangın büyüyor…

Ay sonunu getirmekte zorlanan emekliler, maaşı daha cebine girmeden eriyen asgari ücretliler ve temel ihtiyaçlarını karşılayamayan aileler her geçen gün daha büyük bir çıkmazın içine sürükleniyor. Ödenemeyen kiralar nedeniyle mahkemelerde dosya sayıları artarken, ev sahibi-kiracı anlaşmazlıkları yeni bir sosyal soruna dönüşüyor. Birçok aile artık yalnızca barınma giderlerini karşılayabilmek için diğer temel ihtiyaçlarından fedakârlık etmek zorunda kalıyor.

Antalya gibi turizmin başkenti olarak anılan bir şehirde vatandaşın yaşam standartlarının bu kadar gerilemesi üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir konudur. İnsanlar siyasi tartışmaları değil, geçim sıkıntısına çözüm üretilmesini bekliyor. Çünkü gündelik hayatın gerçekleri, siyasi kavgaların çok ötesinde bir noktaya ulaşmış durumda.

Bugün Antalya’da sokağa çıkıp herhangi bir vatandaşa mikrofon uzattığınızda duyacağınız ilk konu büyük ihtimalle ekonomi olacaktır. Yüksek kiralar, artan yaşam maliyetleri, eriyen maaşlar ve geleceğe dair büyüyen kaygılar... Kısacası, Antalya’da vatandaşın gerçek gündemi ekonomi ve her geçen gün ağırlaşan yaşam koşullarıdır. Siyasetin de önceliği bu olmalıdır…