Dün Ankara’da Cumhuriyet tarihinin en önemli toplumsal olaylarından birisi yaşandı. Bir tarafta Güvenpark’ta toplanan ve bütün yapay zekaların 30 – 35 bin ortalamasını verdiği, Seçilmiş CHP lideri Özgür Özel’in bayramlaşma ve mitingi, diğer tarafta da CHP Genel Merkezi’nde yine yapay zeka ortalamasının 2 bin – 2 bin 500 ortalamasını verdiği Atanmış CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bayramlaşma ve mitingi.

Özgür Özel’in Anıtkabir’e yürüyüş çağrısının ardından, yürüyüş sırasında katılımın 50 bin düzeyine yükselmesi, Özgür Özel meşruiyetinin başka bir kanıtıydı.

“İki yiğit çıktı meydana” misali taraflar güçlerini eş zamanlı masaya koydular ve Özgür Özel tartışmasız büyük bir üstünlükle çıktı mücadeleden.

Deyim yerindeyse Özgür Özel, Gordion düğümünü kılıç yerine kitle zoru ile çözdü. Büyük İskender’in Gordion’da bir türlü çözülemeyen bir düğümü bir kılıç darbesi ile çözmesi gibi Özgür Özel de CHP liderliği tartışmasını dün Ankara’da kitle gücü ve zoru ile çözdü.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun elinde de sadece iktidar desteği ve bunun sağladığı yargı gücü kaldı. Zaten konuşmasında da bunun şifreleri vardı. “FETÖ artıkları” ve buna bağlı özür cümleleri, pek çok kişinin aklına 15 Temmuz’dan sonra Erdoğan’ın “Rabbinden af, milletimden özür diliyorum” cümlesi geldi. Ne kadar da benzer değil mi?

Bunların yanı sıra, ben başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.

Ümit Uysal.

CHP Gençlik Kollarından gelmiş, 2000’li yılların başında en genç il başkanlarından birisi olmuş, Antalya’da hala kırılamayan, 2002 seçimlerinden 8 milletvekilini çıkarmış bir isim.

Sonrasında siyaset yolculuğu Muratpaşa Belediye Başkanı olarak devam etmiş, Muratpaşa İlçesi’ni sürekli İnsani Gelişmişlik Endeksinde (İGE) sürekli Türkiye’de ilk beş içinde tutmuş başarılı bir belediye başkanı.

Aynı zamanda, CHP 21. Olağanüstü Büyük Kurultayı’nda Genel Başkan Adayı olmuş bir siyasi.

Ümit Uysal, gerek siyaset gerek belediyecilik bilgi birikim ve donanımı konusunda sadece Antalya değil bütün CHP içerisinde ben diyeyim 5, siz deyin 10 isimden birisidir. Daha önemlisi, Genel Başkanlık kumaşına sahip sayılı isimlerden birisidir.

Bu notları aklımızın bir yerinde tutalım.

Dünkü Kemal Kılıçdaroğlu’nun bayramlaşma ve mitingine katılan dört belediye başkanı (diğer üçü Marmara Ereğlisi, Çat, dördüncüyü hatırlayamadım) Ümit Uysal, bu mitingde TGRT’ye bir röportaj verdi. Önce bu röportajı bir okuyalım.

Ümit Uysal diyor ki;

"Evet, Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin temel muhalefet hattıdır. Şu an Türkiye'mizin çok ihtiyacı olan, vazgeçilmesi... Vazgeçilmesi mümkün olmayan, hayati bir işlev gören kurumudur. Cumhuriyet Halk Partisi nasıl bir kurucu iradeyse, Türkiye'nin geleceğine de aynı kararlılıkla, iktidar duygusu içinde, Türkiye'yi sahiplenerek, Türkiye'nin geleceğini, çocuklarımızın geleceğini uygun hale getirerek tanzim edecektir. Cumhuriyet Halk Partisi bu iradenin partisidir."

"Cumhuriyet Halk Partisi'nin parçalanması Türkiye'nin büyük kaybıdır, buna izin vermeyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliği altında bütün insanlarımız birleşecektir ve Türkiye'mizin aydınlık geleceğine el koyacaktır. Gelecek nesillerimizin işe, aşa ihtiyacı var. Daha demokratik, daha müreffeh, tam bağımsızlıkçı, dimdik bir Türkiye için Cumhuriyet Halk Partisi bütünlük içinde Türkiye'mize hizmetine devam etmelidir, güçlenerek devam etmelidir, iktidar yürüyüşü şeklinde devam etmelidir."

"Bütün arkadaşlarımızla buluşacağımıza %100 eminiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin muhalefetine ve iktidar yürüyüşüne Türkiye'mizin ekmek gibi, su gibi ihtiyacı vardır. Hep birlikte bu yürüyüşe devam edeceğimize şüphe duymuyorum. Bütün arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ederim."

Okudunuz metin, video röportajın birebir dökümüdür. Herhangi bir değiştirme ya da düzeltme yapmadım.

Bu metinde herhangi bir CHP’linin altına imza atmayacağı bir bölüm var mı? Bu röportajı konuştuğum bütün CHP’liler bu konuda bana hak verdiler, hepsi altına biz de imza atarız dediler.

Ama küçük bir detay var, ya da yok diyelim, bu röportajda.

Bir muhalefet partisi olarak iktidar eleştirisi yok!

CHP üzerinden iktidarın bu ülkede monarşiye dönmek için en büyük hamlesini yaptığı ve aslında belediye operasyonları da dahil, CHP üzerindeki baskının aslında Türkiye’nin geleceğini sarsacağı yok.

İktidarın araçsallaştırılmış yargı eli ile toplumun önündeki en büyük engel haline geldiği yok.

İktidarın, kendi muhalefetini kendisinin de belirlemek istediği yok.

Bu cümleleri kuran, CHP Genel Başkanlığına namzet bir isim olan Ümit Uysal olunca, insan ister istemez, bu röportajında olmayan yerleri de duymak istiyor. Eğer bunlar duyulmazsa, öncesinde kurulan cümleler havada asılı kalıyor ve inandırıcılığını yitiriyor.

Ümit Uysal’a yakışmıyor!