Sevgili okurlarımız, Antalya’nın gündemini yakalamak çok zor.
Bir yanda iş dünyasında yaşananlar, diğer tarafta büyüyen kentte ortaya çıkan sorunlar, büyükşehir operasyonları… İnanın say say bitiremeyiz.
Malum, Muhittin Böcek 5 Temmuz’dan bu yana tutuklu. Hakkında sayısız haber yapıldı. İsnat edilen, birilerine verildiği ya da birilerinden alındığı iddia edilen paraların miktarını dahi unutur olduk.
Geçen gün şahsen 30 milyon doları, 20 milyon TL diye yazmışım. Haber müdürümüz uyardı. Milyonlar artık ağzımızda sakız oldu. O yüzden gündemi yakalamakta zorlanıyoruz.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na seslenmek istiyorum:
Operasyon haberlerini lütfen bir basın açıklamasıyla duyurabilirsiniz. Burada biz gazetecilerin istediği çok fazla bir şey yok. Nereye operasyon yapıldı, hangi birim yaptı, kaç kişi hakkında gözaltı kararı var… Bunu en fazla 3 satırlık bir duyuruyla açıklayabilirsiniz.
Görevini sizler kadar bizler de en doğru ve en iyi şekilde yapmaya çalışan gazeteciler olarak, topluma bunu en iyi şekilde aktarırız. Ama bugüne kadar sayısız operasyon yapıldı, sayısız gözaltı kararı alındı; hiçbirisi hakkında bir basın bilgi notu iletilmedi…
Antalya, kasım ayında çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yapacak. COP31 için EXPO 2016 alanında büyük bir hazırlık çalışması var.
Buradan Antalya Valisi Sayın Hulusi Şahin’e seslenmek istiyorum:
Sayın Valim, bu çalışmalar kapsamında Antalya-Serik D-400 karayolu da bir tır cennetine döndü. Malum, sahada yoğun bir hafriyat çalışması var. Ama bu kamyonlar, sefer sayısına uyacağız diyerek hiçbir kurala uymuyor. D-400 karayolu toz duman; kimsenin umurumda değil.
Turizm sezonu açıldı. Burada Allah korusun bir facia yaşanmadan lütfen bu soruna bir çözüm bulalım. İnanın EXPO 2016’nın yanından geçerken korkar oldum. Koskoca şehrin tek giriş yolu, toz topraktan görünmüyor. Tırlar zamanla yarışarak kuralları altüst ediyor.
Bu yol hiç olmazsa her gece kontrollü şekilde yıkanabilir, tozu alınabilir. Bu tırlar orta şerit yerine sağ şeritten daha kontrollü sürüş yapabilir. Uzun zamandır bir tabela bile konmamıştı. Tam bu yazıyı kaleme alırken nihayet tabela konduğunu gördüm. Yetmez, daha fazla önlem alınmalıdır. Burada yaşanacak bir facia, acılarıyla COP31’i gölgelemesin.
Sayın Valim, Aksu’dan D-400 karayoluna bir bağlantı var. Buradan sayısız haber yaptım. En son bir turist taşıyan minibüs ile kamyon çarpıştı. İnanın facianın eşiğinden dönüldü. Burada her yaz binlerce kişi ölümle burun buruna geliyor. Ben sesimi kimseye duyuramadım. Lütfen COP31 kapsamında bu yola sizler bir şeyler yapın…
Antalya’da iş dünyasının yakından takip ettiği ATSO seçimlerine sayılı günler kaldı.
ATSO’nun en güçlü adaylarından biri Davut Çetin, diğer isim ise merhum Ali Bahar’ın kardeşi Berkay Bahar.
Davut Çetin ilk kez adaylığına yönelik net konuştu. Bugüne kadar hiçbir yerde “Ben adayım” söylemini duymamıştık. Kendisini aradım, bu kez açık açık bir daha sordum.
Daha önce Ahmet Öztürk ve Osman Bahçe isimleri üzerinde bir söylem olduğunu yazmıştım. Şimdi artık anlıyoruz ki kırmızı listenin tek adayı Davut Çetin. Kendisi resmen olmasa da “Adayım Ertuğrul” dedi.
Bu arada Hatice Öz’e iki defa bana ulaşması için not bıraktım. Her ikisinde de danışmanı geri dönüş yaptı. Kendisiyle bir türlü iletişim kuramadım. En son Ankara’dan sanırım bir danışmanı aradı. “Ben yardımcı olayım” dedi. “Aday siz iseniz neden olmasın?” dedim. O günden bugüne geri dönüş olmadı.
Turizm kenti Antalya’da yıllardır bitirilemeyen bir restorasyon çalışması var.
Ne Kaş’ta ne de Gazipaşa’da…
Antalya’nın tam kalbinde, Cumhuriyet Meydanı’nda…
Antalya Mevlevihanesi’nin çatısındaki çalışma tam 3 yıldır bitmedi.
Ne zaman meydana insem karşıma ilk çıkan tabelalar oluyor.
Şimdi bu kente 3 yıl önce bir turist geldiğini düşünün.
Zaten bir turist en az 2-3 defa ardı ardına, hatta 10 yıl boyunca devamlı tatile gelenler var. Aynı yerden geçse, o da kendince “Nasıl olur da 3 yıldır aynı çalışma devam ediyor?” tarzında bir söylem geliştirir.
Topkapı Sarayı’nın restorasyonu sanırım bu kadar uzun sürmemiştir.
Üzerinden tam 3 yaz geçti. Umarım bu yaza açılır ama şurada 1 ay kaldı.
Böyle giderse 1 yaz daha geride kalacak…
Antalyaspor bu hafta lige “ya devam ya tamam” diyecek.
Antalya’nın 19 ilçesi var.
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz dışında bir destek mesajı yok.
Şehrin yöneticileri ya uyuyor ya da durumun farkında değil.
Alanyaspor karşısında oluşturulan atmosferin henüz yüzde 30’u bile oluşmadı. Sanırım kimse olayın farkında değil. Başka Antalyaspor yok. Bu takım düşerse hepimiz düşeceğiz!
Milletvekilleri, belediye başkanları suskun… Her belediye başkanı ilçesinden 3-5 otobüs kaldıramaz mı?
Bu stadın tıklım tıklım dolması lazım.
Bugün değilse ne zaman meydana çıkacağız?
Bu sessiz haykırışların arasında Antalya Valisi Hulusi Şahin, antrenman sırasında takımla buluştu. Dün olduğu gibi bugün de kendisi her daim bu takıma destek verdi.
Antalya Valisi Hulusi Şahin’e, dün olduğu gibi bugün de gösterdiği destek için teşekkürler.
Antalyaspor her şeye rağmen lige devam edecek.
Ama işte Antalyaspor için lig o zaman yeniden başlayacak
Onun da nedenlerini uzun uzun kaleme alacağız…
Bu arada AESOB Genel Kurulu gazetecilere kapatılmıştı
O toplantıda neler oldu, biz henüz bilmiyoruz
Gazetecilere bir bilgilendirme yapılmadı
Geçen gün bir oda başkanı bir şerler fısıldadı
Onu da bir ara yazacağım…