4 Haziran Cuma günü sabah saatlerinde tüm Antalya ve Türkiye, Antalya Döşemealtı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in verdiği ek ifade ile güne uyandı.

Muhittin Böcek verdiği ek ifadede, Manisa’da CHP Manisa Büyükşehir Başkan Adayı Ferdi Zeyrek’e 950 bin Euro, Antalya’da adaylık lansmanında Özgür Özel’e 200 bin Euro verdiğini ifade ederek, özellikle de Manisa’da verdiği paranın, Genel Başkan Özgür Özel’in Manisalı olması nedeni ile adaylığına katkısı olur düşüncesi ile verdiğini ifade ediyordu.

Doğal olarak hepimiz, Muhittin Böcek’in ifadesinde yer alan bu bölümlere yoğunlaştık ve bütün dikkatimizi buraya verdik.
Oysa ifadede bambaşka bir detay vardı ve ama turfanda heyecan, ama belagat şehveti içinde gözümüzden kaçmıştı.
Muhittin Böcek’in ifadesinin girişinde, “şüphelinin müdafisi bulunmakla İstanbul Nolu Barosu Avukatlarından XX huzura alındı” deniliyor ve avukat ismi gizleniyordu.

Bu paragafta gizlenen ve XX olarak ifade edilen avukat ismi, bir sonraki paragrafta açıklanarak yazılacaktı.

Bu paragraftan öğreniyoruz ki, Muhittin Böcek’in ek ifadesine Avukat Mustafa Yalçınkaya girmişti.
Muhittin Böcek’in iddianameye altı avukatın adı yazılmıştı. Bu altı avukatla birlikte dışarıdan destek veren avukatlar da vardı.
Bunların adını yazarak vaktinizi almak istemiyorum. Ancak, gerek iddianamede gerek adı geçen gerekse dışarıdan destek veren avukatların hiçbirisinin adı Mustafa Yalçınkaya değildi. Mustafa Yalçınkaya, ilk defa bu ifadede karşımıza çıkmıştı. Bu da doğal olarak “kim bu Mustafa Yalçınkaya ve nereden çıktı?” sorusunu gündeme getiriyordu.
Olayımız da bu soru ile başlıyor. Çünkü, hepimizin gözünden kaçan bu detay, bazı soru işaretlerini gündeme getiriyordu.
Önce Mustafa Yalçınkaya ile başlayalım.
Mustafa Yalçınkaya, daha önce yerel seçimlerde Kaş’tan CHP belediye başkan aday adayı olmuş isim. Aday adayı olduğu dönemde, gerek milletvekilleri gerekse Antalya CHP’nin önde gelenleri ile bağlantı kurmuş, destek istemiş. Bu dönemde en önemli destekçisi de 2014 seçimlerinde Antalya adaylarını belirlemede önemli rol oynamış, Kemal Kılıçdaroğlu’nun prenslerinden Erdal Aksünger’in desteklediği bir kişi. Erdal Aksünger, Antalya’da bazı isimleri arayıp Mustafa Yalçınkaya için destek istemiş.
2024 yerel seçimlerde Mustafa Yalçınkaya’nın aday adaylığında CHP Kaş İlçe Başkanlığı’na gelen dosyada sıkıntılı noktalar olduğu için kabul görmediği de iddialar arasında.
Mustafa Yalçınkaya, Kaş Belediye Başkan Aday Adaylığı iddiasını doğruluyor.
Daha sonra Mustafa Yalçınkaya karşımıza, CHP İstanbul İl Başkanlığı’na Gürsel Tekin’in ‘kayyum’ olarak atanmasının ardından karşımıza çıkıyor.
19 Eylül 2025 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nin internet sitesinde “Gürsel Tekin 'CHP İl Başkanlığı'nın araçları trafikten men edilsin' diye dilekçe verdi, talebi reddedildi” başlıklı haberde, “Gürsel Tekin'in avukatı Mustafa Yalçınkaya tarafından İstanbul 35'inci İcra Dairesi'ne başvurularak bulunulan talebe karşılık verilen yanıtta, ilgili mahkeme kararına vurgu yapılarak ret kararı verildi.” Paragrafına yer veriliyor.
Bu habere göre Mustafa Yalçınkaya, Gürsel Tekin’in avukatı. Mustafa Yalçınkaya, kendisinin Gürsel Tekin’in avukatı olup olmadığı yönünde sorduğum soruya, “kendisinin avukat olduğunu, ilgili yerlerle görüşmeden bu soruya yanıt veremeyeceği” cevabını verdi.
Gürsel Tekin adının olduğu yerde bir duralım ve geçtiğimiz hafta Gazeteci Timur Soykan’ın programdan yaptığı alıntı üzerinden sosyal medyada yaptığı bir paylaşımı hatırlayalım.

Timur Soykan, bu yayınında ilerleyen bölümünde bu belediye başkanının Silivri Cezaevi’nde olduğunu söyledi. Yani Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuştuğu Belediye Başkanı Muhittin Böcek değildi. Ama konuştuğu kişinin Muhittin Böcek olup olmadığından öte, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘davaları büyütme’ konusunda aktif olarak yer aldığını göstermesi bakımından önemli bir veri sundu bize.
Şimdi, bu bilgilerin ışında, tekrar Muhittin Böcek’in verdiği son ifadeye dönelim.
Yukarıda da yazdım. Muhittin Böcek’in 4’ü Ankara’dan olmak üzere iddianamede 6 avukatı var. Bu altı avukatın dışında, bu davaya vekaletname vermeyen ama davada aktif olarak görev alan, benim bildiğim, en az beş avukat var. Ama bu avukatların hiç birisinin adı Mustafa Yalçınkaya değil. Dahası, Mustafa Yalçınkaya ne ifadelerde ne duruşmalarda bulunmuş.
Bu konu ile ilgili Mustafa Yalçınkaya’ya Muhittin Böcek davasına nasıl avukat olduğunu sorduğumda, “Muhittin Böcek beni 18 yaşımdan beri tanır” şeklinde cevap verdi ama bir yandan da 4 Haziran tarihli ifadede İstanbul’dan gelmiş, ifadede bulunmuş ve tekrar İstanbul’a dönmüş şeklinde bir fotoğraf var karşımızda.
Yani, gökten zembille indi desek yeridir.
Hayatın olağan akışına ne kadar uygun, siz karar verin.
Yukarıda aktardığım süreçte, Timur Soykan’ın paylaşımını tekrar göz önüne getirin. Buradan çıkan sonuç, Kemal Kılıçdaroğlu, davalara iddiaları büyütmek şekli ile müdahil olduğu. Hatta bunun için kendisinin Silivri Cezaevinde belediye başkanını ziyaret ettiği yönünde.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisi bizzat Antalya’ya gelmese de gökten zembille inen bir ismin onun adına gelmiş olasılığı sizce ne kadar uzak?
Kendi iktidarı adına CHP ile ilgili davaları büyütmek için çaba harcayan bir isim için bence hiç de uzak değil!
Muhittin Böcek’in itirafının ayak izlerini, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekibinde arayalım.