Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in arasında bulunduğu Antalya Büyükşehir Belediyesi davasının 3. Celsesi yarın başlayacak.
Hatırlayacaksınız, 5 Temmuz 2025 tarihinde Muhittin Böcek, Gökhan Böcek ve Zeynep Kerimoğlu’nun gözaltına alınması ile bu süreç başlamıştı. Yani, yarınki davadan 1 yıl 2 gün önce.
İlk başta Antalya Büyükşehir Belediyesi ile ilgili iddialar gündeme gelirken, ağustos ayında Tamar Tanrıyar’ın Youtube yayını ile Manisa’da Özgür Özel’e 20, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na 12 milyon dolar verildiği iddiaları kamuoyunda konuşulmuştu. Hatta bu konu ile ilgili Muhittin Böcek, ağustos ayında SEBGİS aracılığı ile ifade de vermişti. Sonra konu uykuya yatırılmış, hepimiz neredeyse unutma noktasına gelmiştik.
Davanın ilk celsesi devam ederken Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in dairelerini gündeme getirmiş, Akın Gürlek de Özgür Özel’in iddialarını yanıtlarken, “Muhittin Böcek de itirafçı olacak, zamanı var” diyerek 20 milyon dolar iddiasını yeniden gündeme getirmişti. Akın Gürlek’in bu açıklamasının ardından da hiçbir şekilde insan hakları ile bağdaşmayan, 21. Yüzyıl işkenceleri Muhittin Böcek için çalışmaya başlamıştı.
Şoförleri, özel kalem müdürü, Başdanışmanı, hatta ve hatta konu ile uzak yakın alakası olmayan bir Büyükşehir Belediyesi çalışanı dahi gözaltına alınarak tutuklanıp Silivri’ye götürülmüşlerdi.
Ardından Gökhan ve Zuhal Böcek çiftinin, devletin korumasında olan özel hayat videoları alçakça kamuoyuna sızdırılmış, bu da yetmemiş Böcek ailesinin tüm mal varlığına el konulmuştu.
Kısacası, insanlıkla uzaktan yakından ilgisi olmayan uygulamalar ile Muhittin Böcek kuşatılmıştı.
Bütün bunlar olurken önce Gökhan Böcek’in, ardından da Muhittin Böcek’in direnci kırılmış ve etkin pişmanlık dilekçesi vererek bilinen adı ile ‘itirafçı’ olmuşlardı.
Bir yandan bunlar olurken, diğer yandan da CHP 38. Büyük Kurultayı iptal edilmiş, Kemal Kılıçdaroğlu tekrar partinin başına getirilmişti.
“Bunun konumuzla ne alakası var?” diyebilirsiniz.
Anlatayım.
Muhittin Böcek’in 3. İfadesinde yanında yer alan Avukat Mustafa Yalçınkaya’nın aynı zamanda Gürsel Tekin’in avukatı olduğunu ve birdenbire bu ifadede karşımıza çıktığını daha önce yazmıştım.
Ardından Muhittin Böcek’in Ekrem İmamoğlu’nu merkeze aldığı 4. İfadesi kamuoyuna yansıdı. Bu ifadede Muhittin Böcek, İmamoğlu ile görüşmesini ve para detaylarını anlatıyordu. Bu bölümü yeterince basında okudunuz, dinlediniz.
Ama ifadede yeterince kamuoyuna yansımayan bir ikinci bölüm vardı.
Muhittin Böcek ifadesinin ikinci bölümünde Ekrem İmamoğlu ile ilgili siyasi değerlendirmelerde bulunmuş, özetle, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan Cumhurbaşkanlığı’na geçmek istediğini, bu nedenle de CHP Genel Merkezi ve belediyeleri tek elden yönettiğini eleştirel bir dille anlatmıştı.
İfade metnini okuduğunuzda bu siyasi değerlendirmede kullanılan dilin çok tanıdık geldiğini hissediyorsunuz ve ardından, “bu dili Kemal Kılıçdaroğlu da kullanıyor” diye mırıldanmadan edemiyorsunuz.
Muhittin Böcek ile Kemal Kılılçdaroğlu arasında, ifadede kullanılan dil üzerinden bir bağlantı göz önüne seriliyor.
Hal böyleyken, yarınki duruşmada ana beklenti Muhittin Böcek’in tahliye edileceği beklentisi oluşuyor. Dün konuştuğum Muhittin Böcek’in Ankara’dan gelen avukatı Hüseyin Kaya da bu beklentiyi doğruladı ve “tahliye bekliyoruz” dedi.
Günde 26 ilaç kullanan Muhittin Böcek’in aslında en başından beri tutuksuz yargılanması gereken bu hukuk komedisinde 3. Celse sonunda dilerim beklentiler gerçekleşir ve Muhittin Böcek tahliye ya da ev hapsi ile dışarı çıkar ve yargılama tutuksuz devam eder.
Ancak kesin olan bir şey var ki, o da bu hamur daha çok su kaldırır.