Antalya güne operasyon haberi ile uyanıyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi (ABB) iştiraki olan ALDAŞ A.Ş. ile ilgili olarak 18 kişi gözaltına alınıyor. 5 Temmuz 2025 Cumartesi günü ABB Başkanı Muhittin Böcek’in gözaltına alınması ile başlayan süreçten yorgun olan Antalya bir kez daha operasyon haberi ile güne başlıyor.
Gözaltı listesinin bir numarasında halihazırda mahpus damında tutsak olan ABB Başkanı Muhittin Böcek var.
Gözaltına alınan isimlerin emniyet ve savcılık işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarılan 12 şüpheliden 5’i tutuklanıyor, 7 şüpheli hakkında da adli kontrolle serbest bırakılması kararı veriliyor.
Tam bu noktada bir detay, kamuoyunun gözünden kaçırılıyor.
Gözaltı listesinin bir numarasında yer alan ABB Başkanı Muhittin Böcek hakkında ne karar verildiği bilinmiyor.
Tutuklama mı, adli kontrol şartı ile serbest bırakılması mı, kovuşturmaya yer yoktur mu?
O hengâme ve ALDAŞ ekseninde koparılan ve bol sıfırlı paraların yer aldığı hengâme içerisinde bu konu arada kaynatılıyor.
7 Nisan 2026
Öğle saatlerinde bir haber Antalya gündemine bomba gibi düşüyor.
Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesi, Böcek'in "zimmet" ve "zimmet suçlarının işlenmesine göz yumma" suçlarından tutuklanmasına karar veriyor.
16 Ocak 2026, 7 Nisan 2026. Arada 2,5 ay fark var.
Gelin bir de bu iki buçuk ayda neler yaşandığını hatırlayalım.
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasının ilk duruşması 16 Mart günü başladı ve 3 gün devam etti. Bu dava içerisinde, etkin pişmanlıktan faydalanan ve ek ifade verenlerin ikisi verdikleri ifadeleri geri çektiler. Hatta birisi, “eşimi de tutukladılar, istediklerini söylemek zorunda kaldım. Hakkım geçenlerden haklarını helal etmelerini istiyorum” dedi. Diğer ikisi de açık açık ifadelerini geri çekmeseler de mahkemede yaptıkları savunmalarında benzeri bir tavır sergilediler. Bu yönü ile iddianame çökme sürecine girdi.
Davanın 3. günü, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhittin Böcek’in Manisa’da adaylık için Özgür Özel’e Manisa’da para verdiği iddiasına gönderme yaparak, “Muhittin Böcek de itirafçı olacak, zamanı var” dedi.
Akın Gürlek’in daha bu cümlelerinin dumanı tüterken, Muhittin Böcek’in iki şoförü ve bir özel kalem görevlisi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alınarak İstanbul’a götürüldü. Gözaltına alınan bu isimler, Akın Gürlek’in Manisa’da, Muhittin Böcek tarafından para verildiğine ilişkin istediği ifadeleri vermediler ve iddiaları yalanladılar. Ardından bu defa, Muhittin Böcek’in Başdanışmanı Cem Oğuz ve ABB Basın ve Halkla İlişkiler bölümde çalışan bir görevli, yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile gözaltına alınarak İstanbul’a götürüldüler. Fakat, gel gör ki, bu iki isim de diğer gözaltına alınarak tutuklanan üç isim gibi, Akın Gürlek’in ihtiyaç duyduğu ve istediği ifadeyi vermediler.
Sonuç olarak, Muhittin Böcek ile ilgili Antalya’da devam eden ABB davası ve Manisa’da para verildiği iddiaları hızla çökme sürecine girdi.
Ama Akın Gürlek ne demişti?
“Muhittin Böcek itirafçı olacak. Zamanı var!”
Tekrar yazının başını hatırlayalım.
16 Ocak 2026’ta yapılan operasyon sonunda Muhittin Böcek ile ilgili alınan kararın ne olduğunu bilmiyoruz demiştim.
İşte bu karar, 3 gün önce, 7 Nisan’da açıklandı ve Muhittin Böcek ile ilgili tutuklama kararı verildi.
Bunun anlamı şu:
Muhittin Böcek, ABB davasından beraat bile etse, bu tutuklama kararı ile mahpus damında esir tutulmaya devam edecek!
Tıpkı Selahattin Demirtaş, Osman Kaval ve nice benzerleri gibi.
Ne zaman kadar?
Bu sorunun cevabını da Adalet Bakanı Akın Gürlek veriyor:
“Muhittin Böcek itirafçı olacak. Zamanı var!”
Akın Gürlek’in sözcülüğünü yaptığı, aslında Ankara’daki Saray’ın talebi olan ifadeyi verene kadar.
Nedir o ifade?
“Ben aday olmak için Özgür Özel’e para verdim”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının gözaltı kararının ardından tutuklanan beş kişi sonrasında bu tutukluluk kararı, çok açık bir şekilde siyasetin bir aracı haline dönüşen yargı eli ile başta Muhittin Böcek olmak üzere, insanların taciz edilmesinden başka bir anlam ifade etmiyor.
Bugün gelinen noktada durum şu:
Muhittin Böcek’in itirafçı olması için, özellikle gece lokantalarındaki yılışık garsonların “ne vereyim abime” tadında, “ne işlem yapayım Muhittin Abime” pozisyonu.
“ABB’yi tutturamadık, Manisa’ya bakalım.
O da olmadı, ALDAŞ’a yürüyelim.
Bu da olmazsa, ne işlem yapalım Muhittin Abime?”