“Ne olduğunu bilmeyen, ne söylediğini de bilemez.”Paul Wlary

Bugünlerde saçlarını ören kadın eylemleri sürüyor. Birkaç kişiye sordum; “Bu ne eylemi, haberiniz var mı?” diye bilmediklerini söylediler. Öyle ya kan gövdeyi götürmüyorsa, halkın duyması zor. Ayrıca son zamanlarda toplumsal olayları izleyen mi azaldı, yoksa bana mı öyle geliyor, bir vurdumduymazlık hissediyorum. “Bu kadınlar neden saçını örme yarışında?” diye insan araştırmaz mı? Oysa bu pasif gibi görünen, bir kitle eylemi. Herkesin katılabileceği bir eylem. Ne oldu da bu eyleme geçildi, ona bakalım.

Artık hepimiz biliyoruz ki Suriye topraklarında kan durmuyor. İŞİD midir adı başka bir şey midir, bu topluluk öldürme yarışında. İnsan insanı öldürünce neden sevinir, neden zafer naraları atar, insan olabilenin bunu anlaması zor. Bu güçler, kadınların varlığına tahammülleri olmayan bir güruh. Bir kadını öldürüp parçalıyorlar, eline kadının saç örgüsünü alıp “Elimde kadının son kalan sağlam parçası!” diyerek kameralara gösteriyor. Bunu başarı sanacak kadar zavallı bir davranış.

Katilin elindeki saç örgüsü, ülkemizde ve dünyanın bazı yerlerinde, saç örme eylemi başlattı. Eylemin görüntüsü basit, anlamı çok derin. Sanatçılar, duyarlı kadınlar, hatta çocuklar saçlarını örmeye ve bunu duyurmaya başladılar. Eylemlerin anlamı; toplumun dikkatini çekmekse, bunda kadınlar başarılı oldular. Gel gör ki buna bile tahammül edilemiyor. Saçını ördü diye gözaltı olabiliyor, medyada linç eylemi başlayabiliyor. Oysa insan olan için, yanı başımızda, sınırımızda kadınlara, çocuklara, inanç gruplarına yapılanlara duyarsız kalmak mümkün mü?

Kadın saçı, yüz yıllardır, erkek egemen güçlerin, şiddet uygulama bahanesi olmuştur. Oysa erkekte olan tüy ve kıllardan kadın saçının ne farkı vardır. Doğa ya da Tanrı, başımızı, soğuk ve güneşten korumak için bu saçı yaratmıştır o kadar. Kadınlar; yaşamda her şeyi güzelleştirme çabasında oldukları gibi saçlarını da şekilden şekle sokup güzelleştirirler. İyi ki de öyle yaparlar. Güzele kim karşı çıkar ki?

Kadın; şiddete ve savaşa karşıdır. Savaş ya da şiddet, önce kendinden daha güçsüz olanı vurmaz mı? Kadın aslında güçsüz değildir ama elinde silah yoktur, olsa da canlıya karşı kolay kolay kullanmaz. Dünyanın her yerinde, kötüye doğru bir kayma başladı. Olamaz dediklerimiz oldu, buraya gelemez dediklerimiz geldi.

Saç örme eylemi kadınlara kutlu olsun, bu ateşi söndürmesinler. Saç örme eyleminin kimseye zararı yok ama öldürülen kadınların anısına saygı var. Biz toplum olarak bu saygıya layıkız ve sahip çıkarak şiddete karşı olduğumuzu duyuruyoruz. Şiddete, cinayetlere, savaşa kim karşı çıkmaz ki? Tesadüfen geldiğimiz şu gezegende; “Birkaç çiçek koklayıp gideceğiz o kadar.”