İddianameler, siyasal gelişmeler falan derken, günlük yaşamdan, günlük yaşam öykülerinde iyiden iyiye koptuk. Oysa yaşam, bütün ağırlığı, zorluğu ezici tarafları ile orada akıyor. Orada adları sadece 3. Sayfa haberlerine girebilen insanlar yaşamın bütün yıkıcılığını yaşıyorlar.
10 gündür Antalya, uzun zamandır görmediği yoğunlukta bir yağış aldı. Yağmur, rahmet olarak kabul edilse de kent merkezlerinde yaşama, kırsalda tarıma, dolayısı ile çiftçiye çok ciddi zararlar verdi. Yağış nedeni ile kapanan köprüler, harap olan seralar günlerdir haberlerde.
Öte yandan,
Antalya, iklim koşulları nedeni ile Türkiye’de en fazla evsizin yaşadığı kentlerden birisi. Antalya, kendi içinden ürettiği evsizlerin çok daha fazlasını dış göçlerden alıyor. Bu tablo, özellikle yaz aylarında parklarda, otobüs duraklarında, hastane bahçelerinde çok fazla evsiz vatandaşla karşılaşıyoruz.
Bu evsizler için Antalya’da ‘Bimekan’ adında bir tesis var. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ile Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen bu tesiste, geçtiğimiz yıla kadar Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim ve kontrolü ağırlıktaydı. Sonrasında yönetim ve kontrol Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne geçti. Büyükşehir Belediyesi lojistik, vb. yan hizmet alanlarında kaldı.
Yönetim ve kontrol Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Bimekan’a bir dizi kural ve kısıtlamalar getirdi. Örneğin, 60 yaş altı evsizleri ve Antalya’da ikamet etmeyenleri kabul etmemeye başladı.
Örneğin siz 59 yaşında ve ikametiniz Antalya’da değil başka bir şehirdeyseniz, Bimekan’a kabul edilmiyorsunuz. Sizin için parklar, otobüs durakları, hastane bahçesi dışında seçeneğiniz kalmıyor.
Bimekan’ın kapasitesi 80 kişilik. Getirilen bu kısıtlamalar nedeni ile tesiste kalan kişi sayısı şu anda 20. Tesisin geri kalan 60 kişilik bölümü atıl durumda.
Burada sorun sadece kafanızı sokacağınız bir yer yani barınma da değil. Aynı zamanda beslenme, sağlık, hijyen gibi sorunları da beraberinde getiriyor. Bu durumda evsizler konusu, halk sağlığı sorununa dönüşme riskini de barındırıyor.
“Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir” denirdi zamanında. Aslında hukukun halka yayılması anlamında Mahmut Esat Bozkurt’un kurduğu bu cümle, zamanla sosyal devletin parolası haline gelmişti.
Anlaşılan sosyal devlet, işçiler, öğrenciler, kadınlar, emeklilerden sonra, toplumun en dezavantajlı kesimlerinden olan evsizleri gözden çıkarmış durumda.
Osmanlı’nın Maarif Vekili Haşim Paşa tarihe, “şu mektepler olmasaydı, maarifi ne güzel idare ederdim” sözü ile geçti. Günümüzde de devlet aygıtı ve yönetenler, “şu toplum olmasa, sosyal devleti ne güzel idare ederdim” sözü ile tarihe geçmeye aday.
Yazıya, 10 gündür devam eden şiddetli yağışlarla başladım.
Bu yağışlardan en çok etkilenenler, şüphesiz evsizler. Hastane, otogar gibi kapalı alanlar, şu anda evsizlerle dolup taşıyor.
Tekerlemeyi bilirsiniz.
“Yağmur yağıyor, seller akıyor
Arap kızı, camdan bakıyor”
Bu tekerlemede ‘Arap kızı’ bölümünü çıkarıp ‘ devletimiz’ sözcüğünü koyun, tam durumu özetlemiş olursunuz.
Söz konusu, işçiler, emekliler, öğrenciler, kadınlar, engelliler, evsizler olunca; “devletimiz camdan bakıyor”
Devletimiz camdan bakıyor
Ali Taş
Yorumlar
Trend Haberler
Zuhal Böcek’in telefonunda çarpıcı not: Soylu,Türel, Mevlüt…
Antalya iddianamesinde Japonya detayı!
Antalya siyasetinin taşları okey masasında döşenmiş!
Büyükşehir’deki imar yolsuzluğu Kaş’a uzandı!
Kepez Belediyesi'nin ismi değişecek mi? Başkan Kocagöz'den ince mesaj!
Zuhal Böcek hakkında çarpıcı iddialar! Para aklama, uyuşturucu ve daha neler neler