"Bu kadar sorun, sıkıntı ve problem yumağının içinde; bir de başımıza "iltibas" krizi çıktı!
Hadi hayırlı olsun... Nedir ki bu iltibas acaba?
Gündelik hayatta çok da alışık ve aşina olmadığımız bir terim..."
“İltibas”; birbirine benzeyen iki şeyin karıştırılması, birbirini andırması veya benzerlik taşıması anlamına geliyormuş.
Bu vesileyle onu da öğrenmiş olduk.
Peki, nereden çıktı bu “iltibas” meselesi?
Yeni bir parti kuruldu.
Halk adına “yeni” dedi, “Yeni Parti” oldu.
Kuruluş dilekçesi yetkili makamlar nezdinde incelendi; isim ve kuruluşu bakımından herhangi bir olumsuzluk görülmedi. Gerekli işlemler yapıldı ve onaylandı.
“Yeni”, yani “Yeni Parti” oldu!
Her şey son derece kanuni ve yasal çerçevede yapılmış.
Muz Cumhuriyeti’nde kurulmamış ki!
Kuruluşunun üzerinden de belli bir zaman geçmiş. Kuruluş aşamasında, resmî ve kamuoyuna yönelik tanıtımında herhangi bir sorun veya problemle karşılaşılmamış.
İlerleyen zaman içerisinde deniliyor ki:
“Bu isimle parti kuramaz ve seçimlere katılamazsınız, giremezsiniz.
İtirazımız var!”
Kim tarafından dillendiriliyor bu mesele?

Yenilik Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) tarafından alınan karar doğrultusunda; "Yeni Parti" isminin değiştirilmesi yönünde ilgili idari ve hukuki mercilere resmi itirazların yapıldığı, bu doğrultuda Yeni Parti cephesine yasal olarak 03 Ekim’e kadar süre tanındığı ifade edilmektedir.

Gerekçesi de “iltibas” içeriyormuş.

Bir de bakıyorsun ki “Adalet” isminden türemiş birden fazla parti kurulmuş. Hâlen de mevcudiyetlerini sürdürenler var.
İş bununla da sınırlı kalmamış ki!
“Yeni” kelimesinden türetilmiş birçok farklı isimde siyasi parti de hayat bulmuş; siyasal faaliyetlerini sürdürmüş ve sürdürmeye devam ediyor.
Her ne hikmetse, “Yeni Parti’nin iltibas oluşturuyor olması bir bakıma oldukça manidar gibi görünüyor.
Elbette ortada bir iddia ve buna bağlı bir itiraz var.
Talepler ve itirazlar, her iki partinin yetkili makamlarınca ele alınıp ilgili idari mercilere bildirildiği biliniyor.
Yeni Parti ise konunun Anayasa Mahkemesi’nin yetkisinde olduğunu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı bildirime ilişkin nihai değerlendirmenin Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacağını savunuyor.
Nitekim güncel durumda Yeni Parti yönetimi de isim değişikliğine gitmeyerek AYM’nin kararını bekleme yönünde bir tutum ortaya koymuş durumda.
Evet, elbette ortada bir sorun varsa sorunların çözümü için bir yol bulunması gerekir.
Velev ki Anayasa Mahkemesi, “Yeni Parti’nin ismiyle ilgili aksi yönde bir karar verdi ve siyasi parti sicilindeki durumuna ilişkin bir işlem gündeme geldi.
Peki, Yeni Parti verilen kararı tanır mı?
Tanıyacak mı?
Biliyorsunuz, Anayasa Mahkemesi kararları kesindir, bağlayıcıdır.
Lakin millet olarak görüyoruz ki; verilen kararların dikkatte alınmadığını, yaşanan tartışmalara da zaman zaman şahitlik ediyoruz.
Asıl meseleye gelelim.
Sorun sadece isim ise…
İnanın, korkmayın!
“Yeni olmuş, yeniden olmuş, şu olmuş, bu olmuş…”
Halk kendi partisini isimsiz mi bırakacak ki?
Daha hâlâ büyük patron kim mi?
HALK!
Kararları sadece o alır, verir; alıp vermeye de devam edecektir.
Ta ki…
“Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.” Bu söz var olduğu ve anlamını koruduğu sürece…
Ha, unutmadan ifade etmeden de geçemeyeceğim:
Vardır her “Yeni ”de bir hayır!