Tarihin bazı kuralları vardır. Tarihsel olaylar hangi dönemde gerçekleşirse gerçekleşsin, bazı kurallar değişmez ve tarih sahnesi bu kurallar üzerine şekillenir.
Bu kurallara ‘tarihin tunç yasası’ denir.
İşte, her devrimin aynı zamanda bir iç savaş olduğu gerçeği de tarihin tunç yasasıdır. Çünkü insanlık tarihinde bütün devrimler aynı zamanda bir iç savaştır.
Tarihin bu tunç yasasının çok basit bir mekaniği vardır aslında. Adı üstünde devrim, var olan var olan egemen düzeni yıkmayı hedefler. Hiçbir egemen yapı da gönüllü olarak tarih sahnesinden çekilmeyeceği için iç savaş kaçınılmazdır.
Çok uzağa gitmemize gerek yok.
Cumhuriyet Devrimimiz, iç savaşlarla başladı aslında. Düzce ayaklanmaları, Çapanoğlu, Delibaş isyanları, son olarak bu isyanları bastıran Çerkez Ethem. Kurtuluş Savaşı, önce bu isyanları bastırarak başladı.
Ya da 1917 Sovyet ve 1949 Çin Devrimleri de iç savaşı yaşamışlardır. Çünkü çürümüş köhne düzen kendini savunmaya çalışmıştır.
CHP’ye dün yapılan mutlak butlan operasyonu, içimizdeki bu çelişkilerin açığa çıkmasına zemin hazırladı ve saflar daha da belirginleşmeye başladı.
Siz de fark etmişsinizdir.
Cumhur İttifakı dışında kalan partilerin, en büyüğünden en küçüğüne kadar mutlak butlan kararına karşı çıkarak CHP’nin yanında saf tuttular. İster milliyetçi ister liberal ister sosyalist ister muhafazakâr.
Adını net koyalım. Bunun adı Türkiye ittifakıdır ve bugün ülkemizin ana dinamiği de bu ittifaktır.
Bu ittifakın ana dinamiği, ülkemizin geldiği noktada yaşananların artık insanlık tarihinden süzülen kurullar ve kurallar silsilesinin rafa kaldırılmak istemesi, 2017 referandumu ile başlayan meşrutiyet düzenin bir monarşiye karşı dönüşmesine engel olmaktır.
Türkiye ittifakı artık ne CHP’nin yönetsel hatalarına ne de belediye soruşturmalarında oluşturulan gerçekötesi algılara bakıyor. Sadece ve sadece içinde bulunduğumuz monarşik düzenin devamının aracı jüritokrasi ile mücadele ediyor.
İşte mutlak butlan kararı, bugün egemen iktidar ile toplum arasında alttan alta devam eden düşük yoğunluklu savaşı kuvveden fiile çıkarması açısından tarihi bir olaydır.
Yaşanan olaylar tarihi ise tarih de tunç yasalarını devreye sokar.
Her devrim bir iç savaştır.
Bugün bu iç savaşın zemini CHP’nin içinden geçtiği zemindir. Ne yazık ki geçmişte bu iktidara karşı mücadelenin önderliğini yapanlar, yine bu iktidar tarafından sahneye konulan oyundaki rollerini kabul ederek CHP içi iç savaşın fitilini ateşlemişlerdir.
İnsan düşünmeden edemiyor. Tarih tekerrürden ibaret midir?
Çünkü, Kurtuluş Savaşımızda da Çerkez Ethem önce umut olmuş, sonra iç savaşın en önemli unsuru haline gelmişti.
Elbette bu işin sonucu, bildiğimiz akademik anlamında bir devrim değildir. Ama yaşanan toplumsal olaylar önümüzdeki on yılları etkileyecek etkiye sahiptir. Bu yönü ile tarihi günlerden geçiyoruz.
Yine tarih demişken; tarihin bir tunç yasasına daha gönderme yapalım.
Tarihin ırmağı tersine akmaz!