Türk siyasetini, asırlardır milletimizin gönlünde özel bir yere sahip olan yağlı güreşlerin er meydanına benzetmek mümkündür. Nasıl ki burada başpehlivanlar güç, sabır, tecrübe ve stratejileriyle rakiplerini geride bırakıyorsa; siyaset arenasında da yıllar boyunca öne çıkan ve milletin teveccühünü kazanan güçlü isimler bulunmaktadır.
Bu siyasi er meydanının son yirmi üç yılına damgasını vuran isim ise hiç kuşkusuz halkımızın yakından tanıdığı, tanınırlığıyla gönüllerde taht kurmuş bir şahsiyettir. Girdiği mücadelelerde elde ettiği ardı ardına zaferlerle, Türk siyasetinin “Altın Kemerli Başpehlivanı” unvanını kazanmıştır.
3 Kasım 2002 tarihinde kispetini giyerek siyasi er meydanına çıktığı o gün, sergilediği aktif mücadelenin karşılığını halkın büyük desteğiyle aldı. Ardından 2007, 2011, Haziran 2015, Kasım 2015, 2018 ve 2023 yıllarında yapılan müsabakalarda birincilik kürsüsünden inmeyerek altın kemeri kuşanmış ve tarih kürsüsünde bu kemerin ebedi sahibi olmuştur.
Bu süreçte rakipleri kimi zaman puanla, kimi zaman da kendi iç çekişmeleriyle mücadeleden kopmak zorunda kalarak yenilgiye uğradılar. Atalarımızın dediği gibi: “Yenilen pehlivan güreşe doymaz.” Gerçekten de yıllardır mağlup olan bazı isimler, kispetlerini çıkarıp kenara çekilmek yerine hâlâ siyasi er meydanında varlıklarını sürdürmeye çalışmaktadır.
Ancak hayatın ve mücadelenin doğasında değişim vardır. Alttan gelen genç, dinamik ve iddialı pehlivanlar her zaman mevcuttur.
Son yıllarda bu yeni nesil pehlivanlar, “Bayrağı devralmaya hazırız” mesajı vererek dikkat çekmişlerdir. Nitekim son müsabakalarda genç bir pehlivan, uzun bir aradan sonra birincilik kürsüsünde kendisine yer bulmayı başarmıştır.
Şimdi ise bu genç rakip, er meydanının tecrübeli başpehlivanına açık ve net bir çağrıda bulunmaktadır:
“Sen çeyrek asra yakın bir süredir bu meydanların birincisiydin. Seni bir kez mağlup ettim. Eğer hâlâ gücüne güveniyorsan yeniden er meydanına çık. Sana hodri meydan diyorum!”
Yirmi üç yıllık tecrüben, ulusal ve uluslararası alandaki güçlü vizyonun ve dünya tarihine geçen başarıların ortadayken; kesintisiz olarak en uzun süre kürsüde kalmayı başarmış, adını Türk tarihine altın harflerle yazdırmış bir başpehlivan olarak milletin hafızasında sarsılmaz bir yere sahipsin.
Ancak halk, yeni bir müsabaka görmek istemektedir. Geçmişin büyük şampiyonunu yeniden er meydanında, gücünü ve iradesini bir kez daha sınarken izleme arzusu taşımaktadır.
Bu nedenle akıllarda tek bir soru var: Şampiyon yeniden kispetini giyer mi yoksa bir metal yorgunluğu mu var?
Tecrübeli başpehlivan, kispetini giyinip milletin huzurunda bir kez daha er meydanına çıkacak mı?
Genç rakip, Koca Reis’e seslenerek şunları söylüyor:
“Ben son müsabakayı kazandım. En yakın zamanda; yarın, hatta yarından da önce gerçekleştirilecek altın kemerli büyük müsabakaya hazırım. Tüm halkımızın ilgiyle izleyeceği bu karşılaşmada ben varım! Eğer kaybedersem, şuraya yazıyorum; bu meydanlardan tasımı tarağımı toplayıp bir daha geri dönmemek üzere çekilir giderim.”
Böylesine açık, net ve iddialı bir meydan okuma karşısında şimdi gözler siyasi er meydanının tecrübeli başpehlivanına çevrilmiş durumda.
Peki, bu çağrıya sen ne diyorsun Koca Reis?