Dün akşam saatlerinde CHP Antalya İl Kadın Kolları Başkanı ve yönetimi, Kadın Kolları Genel Merkezi tarafından görevden alındı.
Görevden alınma yazısı, doğrudan Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya imzasını taşıyordu.
Yine aynı yazıda, görevden alınma gerekçesi olarak, CHP Kadın Kolları Yönetmeliği’nin 23. Maddesinin 2. Fıkrası gösteriliyordu.
Peki, ne diyordu bu 23. Maddenin 2. Fıkrası?
“Yasalarda, tüzükte ve yönetmelikte ön görülen görev ve sorumlulukları ve mali yükümlülükleri yerine getirmeyen veya aksatan; partinin ve kadın kollarının siyasal ilkeleriyle, çalışma kurallarıyla bağdaşmayan tutum ve davranışları ile partiye zarar veren il, ilçe, belde başkanı ve yönetim kurulu üyelerini, Kadın Kolları Merkez Yönetim Kurulu üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla gerekçesini belirterek görevden alabilir”
Aslında bu madde, “gözünün üzerinde kaşın var” maddesi. Yani görevden alma kafaya konulduysa, bu maddeye göre dilediği gibi görevden alabilir.
Ancak maddede bir detay var.
Diyor ki; “gerekçesi belirtilerek”
Peki, gerekçe nerede?
Asu Kaya imzalı yazıda, sadece oy birliği ile kararın alındığı ve yönetmeliğin 23. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca işlem yapıldığı var.
Bu işin teknik kısmı.
Gelelim siyasi boyutuna.
CHP Antalya yakın tarihte bunu daha önce de yaşamıştı. İl Başkanı Nusret Bayar, genel merkez tarafından görevden alınmıştı. Orada yönetim kurulu görevden alınmadığı için kurul kendi içinden Nuri Cengiz’i İl Başkanı seçmişti.
Oysa CHP, o gün de bugün de “seçimle gelen seçimle gider” demiyor muydu?
“Sandık esastır” demiyor muydu?
Şimdi, Antalya İl Kadın Kolları nasıl bir kusur işledi de bu görevden alma uygulaması ile karşı karşıya kaldı?
Gelin, ben size bu soruların yanıtlarını vereyim.
Aslında bu hamle sürpriz değil. Yaklaşık iki aydır gündemdeydi. Daha önce bu köşede ifade etmiştim. Yazılarımı takip eden dostlar hatırlayacaktır.
CHP Antalya İl Kongresinde, İl Kadın Kolları Başkanı Necla İnci Bayrak, Nail Kamacı’nın karşısında aday olan Buğra Özçelik’i desteklemişti.
Fakat tek başına bu değil. İl Kadın Kolları ile ana kademe arasında, kongre öncesinden gelen bir anlaşmazlık da söz konusuydu zaten.
Kadın Kolları Genel Merkez kongresinde de mevcut başkan Asu Kaya’yı değil, rakibini desteklemişti.
Kısacası, görevden alınmak (!) için ne gerekiyorsa yapmışlardı.
İşte bunlar, İl Kadın Kolları Başkanı Necla İnci Bayrak’ın görevden alınma nedenleri. Elbette bu gerekçeyi kâğıda dökemezlerdi, yönetmelik maddesine sığındılar.
Son olarak, gelelim olayın ilkesel boyutuna.
Adını açık açık koyalım.
Bunun adı tasfiye operasyonu, bahçeyi dikenlerden temizleme çabasıdır.
İşin vahim tarafı, bu operasyon açık açık gücü elinde bulunduranlar tarafından yürütülmekte, kendi tarafından olmayanları oyun dışına atmaktır.
Oysa, CHP’nin en güçlü tarafı, kendi içinde sandığa yaslanması, sandığa güvenmesiydi.
Daha önce Nusret Bayar, bugün Necla İnci Bayrak ve yönetim kurulu ile karşımıza çıkan bu anlayış, anti-demokratiktir ve kabul edilemez.
Eğer bu anlayış kabul edilir ve ses çıkarılmazsa, bugün ses çıkarmayan erk sahipleri, yarın kendilerini bu giyotinin içinde bulabilirler.
Necla İnci Bayrak iyi bir il başkanıdır ya da değildir. Tartışmamız bu olmamalı.
Necla İnci Bayrak sandıkla geldi, başarısız ise yine sandıkla gitmelidir.
Bunun dışında her türlü tavır ve durumu açıklama çabası, demokrasi düşüncesine ihanettir ve CHP içerisinde yeri olmamalıdır!