Gündem öyle yoğun ki bayramın geldiğinin bile farkına varamıyoruz.

Geçtiğimiz hafta Antalya Büyükşehir Belediyesi davası başladı ve üç gün devam etti. Bu dava için Antalya tarihinin en büyük davalarından birisi dersek yanılmış olmayız sanırım. Bu nedenle de üç gün boyunca kamuoyunun gözü bu dava üzerindeydi.

Önce üç günü özetleyeyim.

İlk dikkat çeken, bir hafta önce başlayan ve Antalya ile eş zamanlı olarak ilerleyen Ekrem İmamoğlu davasının aksine çok yumuşak bir mahkeme heyeti vardı. Bu nedenle duruşmalar üç gün boyunca, ufak tefek gerginlikler dışında, çok sakin ilerledi.

Bütün dikkatler Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in savunmasındaydı. Böcek’in savunmasının ayrıntılarını basından okudunuz. Ama basına yansıyan ifade metninde bir eksik vardı, ki aslında savunmanın ana ekseni de bu cümleydi. Muhittin Böcek dedi ki; “hakkımda isnat edilen suçlamaların tamamı ek ifadelere dayanıyor. Ek ifadelerin de nasıl alındığını hepiniz biliyorsunuz.” Muhittin Böcek bu cümlesi ile ek ifadeler ile itirafçı olanlara gönderme yapıyordu. Böcek’in haklı olduğunu da ABB İmar Daire Başkanı Tuncay Kaya’nın ifadesi gösterdi. Kaya, “Baskı yaptılar. Eşimi tutukladılar ben de istediklerini söylemek zorunda kaldım. İfademde adı geçenlerden helallik istiyorum”

Aslında bu aşamada dava çökmüştü. Sadece Tuncay Kaya değil, diğer ‘itirafçı’ sanıklar da ya ifadelerini geri aldılar ya da yumuşatarak farklı ifade verdiler.

Üçüncü gün sabahı, mahkemenin çok olumlu gittiği, bu nedenle de tutuklu beş sanık için ev hapsi ya da denetimli serbestlik şeklinde tahliyelerin olacağı beklentisi oldukça yükselmişti.

Ne olduysa, üçüncü gün saat 11.00 sularında Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, mal varlığı tartışmalarına cevap olarak, Özgür Özel’in Muhittin Böcek’in kendisine Manisa’da para verdiğini perdelemek için mal varlığı tartışmasını açtığını söyledikten sonra oldu. Akın Gürlek’in, “Muhittin Böcek’in itirafçı olacağını ama zamanı olduğunu” söylemesi tartışmayı bambaşka bir zemine taşıdı.

Salonda Gürlek’in bu açıklaması salonda, yürütmenin yargıya müdahalesi olduğu kadar, Muhittin Böcek’in itirafçı olması için de bir tehdit olduğu şeklinde değerlendirildi ve olumlu hava birdenbire dağıldı.

Akın Gürlek’in dile getirdiği iddia; daha önce Youtube üzerinden yayın yapan Tamar Tanrıyar adlı hesap sahibinin duyurduğu, Manisa’da bir benzin istasyonunda Muhittin Böcek’in, Özgür Özel’e 20 milyon dolar verdiği iddiasıydı. Akın Gürlek rakam telaffuz etmemişti ama gönderme yaptığı iddia buydu.

Oysa Muhittin Böcek, 9 Ağustos 2025'te bu konuda ifade vermişti ve şunları söylemişti: “Mevcut belediye başkanıydım. Adaylığımdan daha doğal bir şey yoktu. Parti ankete baktı, kararını verdi. Beni aday yaptı. Kimseye iftira atamam. Sağlığım el vermiyor ama bu dediğinize de ahlakım el vermiyor’…”

Yani Muhittin Böcek bu konuyu açıklamıştı.

Yine benzer içerikte bir cevabı da İsmail Saymaz’ın Muhittin Böcek’in itirafçı olduğuna dair paylaşımı için vermişti.

Aslında Muhittin Böcek, bu konuyu iki defa yalanlamıştı.

Tekrar mahkemeye dönecek olursak; tahliye beklentisi, tutukluluğun devamına dönüştü ve Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek için tutukluluğun devamına kararı çıktı.

Konu ile ilgili başka detaylar da var. Onları da yarına bırakalım.