Belediye başkanlarının, göreve geldikten sonra siyasi mensubiyetlerini temsil eden rozetlerini, herkese eşit olma adına, çıkarmaları tavrını öteden beri eleştiriyorum. Çünkü herkese eşit hizmet götürmenin yakalarına taktıkları rozetle ilgili olmadığını düşünüyorum. Herkese eşit olarak götürecekleri hizmetlerin hangi siyasal anlayışa göre üreteceklerinin bir aracı olarak görüyorum rozeti.

Bu tartışmaya ilişkin en güzel örnek Antalya Akseki’den geldi.

Akseki, Toros dağlarının tepesinde 10 bin nüfuslu küçük bir ilçe. Nüfusunun az olmasına bakmayın. Cumhuriyetin ile Diyanet İleri Başkanı Ahmet Hamdi Aksekilidir örneğin.

Akseki merkezinde, Akseki yetiştirdiği önemli isimlerden birisi olan Ömer Duruk Parkı vardır. Bu parkın içerisinde de parka gelen misafirlerin dinlenmeleri, çay kahve içmeleri için de bir işletme bulunur. Akseki Belediyesi’ne ait bu işletme, yakın zamana kadar, belediye tarafından kiraya verilmişti. 31 Mart 2024 yerel seçimlerini CHP’nin kazanması ve İlkay Akca’nın Belediye Başkanı olmasının ardından, parkın içerisinde kira verilen işletmenin kira süresi doldu. Bunun üzerinde Belediye Başkanı İlkay Akca, işletmenin kiraya verilmeyeceğini ve belediye tarafından işletileceğini duyurdu.

Bu duyurunun adı kamulaştırmadır. İlkay Akca, Akseki Belediyesi adına kamulaştırma yaparak, parkın içerisindeki tesisi belediyeye tekrar kazandırdı.

Tesiste tadilat yaparak, belediye adına işletilmeye başlandı.

Sonra ne mi oldu?

O güne kadar parka ve dolayısı ile tesise gelmeyen kadınlar, yavaş yavaş bu tesise gelmeye, burada bir arada olmaya başladılar. Zamanla, akşamları kadınların oynadıkları okey masaları kurulur oldu. Belediye Başkanı İlkay Akca da akşam belediye çıkışında buraya uğrayarak kadınlarla okey oynuyor.

İlkay Akça’nın yaptıkları bunlarla da sınırlı değil.

Akseki’de pasif olan bir kadın kooperatifi var. Akca bu kooperatifi belediyenin uhdesine alıyor. Ardından İstanbul’daki Aksekililer ile bağlantı kuruyor ve kooperatife 15 dikiş makinası aldırıyor. Dikiş makinaları halledilince de iniyor düze, Alanya, Manavgat ve Antalya merkezde ne kadar Aksekili kuyumcu varsa geziyor. Diyor ki; “sizin kullandığınız bez torbaları biz üreteceğiz.” Sonra dönüyor Akseki’ye ve üzerinde kuyumcuların isimlerinin bulunduğu bez torbaları üretmeye başlıyorlar.

Bu örnekleri neden verdim?

Başta da belirttiğim gibi, kamucu belediyecilik rozeti çıkararak değil, tam tersine rozetine ve onun değerlerine sahip çıkarak yapılır. AKP döneminde belediyenin uhdesinde olan tesislerin, CHP döneminde özel sektöre kiraya verildiği yerleri gördükçe, rozet bilincinin önemi daha fazla öne çıkıyor.

Kamu kaynaklarının özel sektöre peşkeş çekilmemesi, kamucu, halkçı belediyeciliğin öne çıkarılarak kamu kaynaklarının yine kamu için kullanılmasının sembolüdür o rozet.

Teşekkürler İlkay Başkan!

Kamucu belediyeciliğin, halkçı yaklaşımın nasıl olması gerektiğini bize bir kez daha gösterdiğin için!