Antalya Büyükşehir Belediyesi davasının ikinci celse üçüncü oturumu bugün tamamlandı. Oturumda savcılık ara mütalaasını açıkladı, avukatlar ara savunmalarını ve taleplerini verdiler. Ara karar da yarın açıklanacak.
Konu ile ilgili gelişmeleri basın ve sosyal medyadan izlemiş olduğunuzu düşünerek, ben başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.
Pazartesi başlayan ikinci duruşmanın birinci celsesinde, davayı izlemek üzere CHP Genel Merkezinden, sadece Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi vardı. O da aynı gün tekrar Ankara’ya döndü zaten.
Oysa, burada Gül Çiftçi’nin yanı sıra Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in olması gerekmez miydi? Zeybek’in İl Başkanı Nail Kamacı ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ile birlikte duruşma salonunda hazır bulunması Muhittin Böcek’e de moral verirdi.
Gökan Zeybek’in neden burada olmadığını hem İl Başkanı Nail Kamacı’ya hem de Gül Çiftçi’ye sordum.
Aldığım cevap, Gökan Zeybek’in İstanbul’da görevli olduğu yönündeydi.
O zaman şu soruyu sormak lazım: İstanbul’da onlarca genel başkan yardımcısı, parti meclisi üyesi, milletvekili varken, Antalya bu ülkenin bir ili değil mi?
Ya da CHP Genel Merkezi Antalya ve Muhittin Böcek’i gözden çıkardı mı?
Oysa o gözden çıkarılan Muhittin Böcek, günlerdir iktidarın gölgesinde kendilerine bir konfor alanı bulan trol ordusu ve yandaş kalemlerin avuçlarını avuşturarak beklediği ifadeyi vermedi. Böcek sırf bu yüzden 21. Yüzyıla has yeni nesil işkenceden geçiyor. Mesai arkadaşlarının İstanbul’da tutsak edilmesinden tutun da, özel yaşama ait görüntülerin servis edilmesi kadar bir dizi alçaklıklara maruz kalmasına rağmen, Muhittin Böcek, “Benim bir şeyim yok. Bu konuda benim buradan ancak cenazemi çıkarırlar!” diyerek dik duruyor.
İlgisizlik, sadece bu dava ile de sınırlı değil.
Büşra Özdemir, Başkan Vekili olarak göreve başladığından beri Genel Merkez’den ne destek gördü?
Üstelik hem genç hem de kadın bir başkan vekili.
“Genel Merkez nasıl destek olabilir ki?”
Olur dostlar, olur.
Siyasi olarak ilgisini esirgemeyerek olur.
Konuyu ulusal kamuoyuna taşıyarak olur. Pazartesi duruşması başlayan dava ile ilgili ulusal basında bırakın gündem olmayı, küçük bir haber bile yoksa, bu konuda sorumlu CHP Genel Merkezi’dir.
Sadece Büşra Özdemir mi?
Mehmet Çiçek… O da Manavgat Belediye Başkan Vekili. ‘Baklava kutusu’ algısının gölgesinde Manavgat’ta başkan vekilliği yapmaya çalışıyor.
O da CHP Genel Merkezi’nden beklediği desteği alamıyor. Bunun somut olayları da var ama maalesef ‘kayıt dışı’ olduğu için yazamıyorum.
Demem o ki, Sayın Özgür Özel ve CHP Genel Merkezi; biliyoruz, CHP Cumhuriyet tarihinin en büyük siyasi tehditleri ile boğuşuyor.
Belediyelerine el konuluyor.
“Mutlak butlan” davası bir yanda, kapatma davasının alt yapı çalışmaları bir yanda…
Biz bunların farkındayız da, bu saldırıların bir ayağının da Antalya olduğunu ve özellikle Manisa soruşturması nedeni ile Antalya’nın ön cephe haline geldiğinin siz farkında mısın?
Hiç sanmıyorum!