Antalya Büyükşehir Belediyesi davasının 2. Celsesi bugün sonuçlandı. Çıkan ara kararda Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek’in tutukluluğuna devam, Fazlı Ateş’in tahliyesine karar verdi.

Böylece yaklaşık 100 kişi ile başlayan süreçte, sonuçta iki isim tutuklu kaldı.

Bunu bir not edelim.

2. celsenin 4. oturumuna doğal olarak, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in dün akşam bir televizyon kanalında yaptı açıklamalar damga vurdu. Gökhan Böcek’in yapacağı savunma ilgi ile beklendi. Ancak Gökhan Böcek, savunmasını avukatının yapacağını, kendisinin tahliyesini istediğini söyledi.

Böcek’in avukatı Anıl Parlak, etkin pişmanlık dilekçesi ve buna bağlı bir ifade vermiş bir müvekkilin avukatı gibi değil, kendinden emin ve ne bir müvekkilin savunmasını yapıyordu sanki. Tek tek tanık ve müşteki iddialarını çürütmeye çalıştı.

Bu savunmanın nedenini heyet kararını açıklarken sosyal medyaya düşen ve Gökhan Böcek’in ifadesi olduğu iddia edilen metin açıklıyordu. Bu metne göre Gökhan Böcek, Manisa’da herhangi bir para olayı yaşanmadığını, kendisinin Veli Ağbaba’ya, Özgür Özel’in talebi ile yerel seçimler için 1 milyon Euro verdiğini söylüyordu. Bu ifade savcılığa yeterli gelmemiş olacak ki süreçte bir değişiklik meydana gelmedi.

Bana öyle geliyor ki Gökhan Böcek’in avukatı Anıl Parlak da bu nedenle savunmasını bu sert çizgiye oturttu.

Ardından Muhittin Böcek ifade verdi.

Muhittin Böcek de ifadesinde özel hayatın ve soruşturmanın gizliliğine rağmen yapılan haberler ve yayılan görüntüleri gündeme getirerek kırgın, öfkeli ve kırgın olduğunu söyledi. Sonrasında da Muhittin Böcek, yaklaşık 10 aydır devam eden süreçte hiç yapmadığı bir şeyi yaptı ve “bu dava siyasidir” dedi.

Muhittin Böcek’in iki avukatından birisi, davanın irtikap üzerine kurulu olduğunu oysa ki rüşvetin de söz konusu olması gerektiğini belirten savunmasının ardından, ikinci avukatı Muhittin Böcek’in “bu dava siyasidir” cümlesinin gerisini getirdi ve “Tıpkı 15 Temmuz’daki yaşadığımız gibi, o gün yargılama yapanlar, sonra yargılanan oldular!” diyerek el yükseltti.

Anlaşılan o ki Muhittin Böcek cephesi de pasif direnişten aktif savunma çizgisine geçiyor. Bunun altını kalın kalın çizelim.

Bir önceki yazıda, CHP Genel Merkezi’ne “neredesiniz” diye sordum.

Bugün de aynı soruyu CHP İlçe Başkanları ve belediye başkanlarına sormak istiyorum.

Belediye başkanları, sizin bugün bulunduğunuz koltukta olmanızın ana sebeplerinden birisi Muhittin Böcek’tir. Buna da mı saygınız yok? Toplu halde ön sırada oturmanıza engel çok yoğun (!) olan programınız
mı?

Bütün duruşmayı takip eden Büşra Özdemir ile omuz omuza olmanıza engel neydi?

Bu durumun tek istisnası, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’dür. Kocagöz, iki gün geldi ve duruşmayı izledi.

En önemli noktayı en sona bıraktım.

Ara kararda, şu ana kadar müşteki (suçtan zarar gören) olarak iddianamede yer alan isimlerin 17’si için mahkemenin suç duyurusunda bulunması. Suç duyurusunun gerekçesi de ‘rüşvet’.

Bu köşeyi izleyenler hatırlayacaktır. “Bu iddianamede neden rüşvet yok?” sorusunu ısrarla sordum. Mahkeme, aralarında Yusuf Yadoğlu, Emin Hesapçıoğlu’nun da bulunduğu 17 kişiye suç duyurusunda bulunarak, haklılığımı tescil etmiş oldu.

Ama burada da bence ciddi ama hadi küçük diyelim, küçük bir sorun var.

Suç duyurusunda bulunanlar arasında Cengiz Gökay yok.

Cengiz Gökay kim?

İddianamede 6. sırada bulunan suçtan zarar gören.

Peki, Cengiz Gökay başka kim?

İddianamede, Döşemealtı’da imar plan tadilatı için, Mehmet Okan Kaya’ya 100 dolar verdiğini iddia eden kişi.

Peki Cengiz Gökay başka başka kim?

AKP eski Milletvekili Hüseyin Samani’nin yeğeni.

İnsana sormazlar mı?

Ellere var da Cengiz Gökay’a yok mu?